| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Dikkat Polenler

Uzmanlar, bahar ve yaz aylarında böceklerin(sivri sinek, kara sinek, vs…)ortaya çıkmasıyla birlikte insan vucudunun bunlara karşı allerji oluşturduğunu kaydetti.Ayrıca  tahıl, ağaç, çimen, çiçek ve diğer bitki polenlerinin alerjiye sebep olduğu belirtildi.Bunların önlenmesi için alerji yapan maddelerden uzak kalınmasını belirten uzmanlar bahar nezlesinden korunmak için pencerelerin kapatılması, çocuklara duş yaptırılması ve giysilerin değiştirilmesinin etkili olacağını kaydetti. 

  Polen alerjisinin, tedavi edilmemesi durumunda astım ve bronşit gibi hastalıklara neden olabileceğinden:
       “Belirtiler çoğunlukla soğuk algınlığı sanıldığı için teşhis gecikiyor. Kendilerinde polen alerjisi belirtileri hisseden kişiler, vakit kaybetmeden doktora başvurmalılar. Aksi halde alerji hastalığa dönüşüp, astım ve bronşite neden olabilir. Doktorun yapacağı deri ve kan testleri sayesinde, hangi bitkinin polenlerine alerji yaptığı belirlenip, uygun tedavi gerçekleştiriliyor. Alerjik şikayetlerin arttığı dönemlerde, göz ve burun damlaları kullanılabilir. Ayrıca belirtiler şiddetliyse, aşı tedavisi olarak da bilinen  (duyarsızlaştırma)  yöntemi kullanılıyor. Buyöntemde, vücuda verilen az miktardaki polen ile bağışıklık kazanılması sağlanıyor.”

Sigara ve Gebelik

Sigaranın genel olarak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, mesane kanseri, mide-barsak kanserleri ve rahim ağzı kanseri gibi birçok hastalığın riskini artırdığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının, sakatlık ihtimalinin, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla olduğu bildirildi.
Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, bağımlılık yaratan tüm maddeler arasında, sağlığı ve yaşam dengesini bozan, en fazla ölüm ve hastalıklara neden olan maddenin sigara olduğunu söyledi.
Kıyas Güngör, gelişmiş ülkelerde sigara tüketiminin giderek azaldığını, fakir ve gelişmekte olan ülkelerde ise sigara tüketiminin giderek artığını, Türkiye’nin dünya genelinde sigara tüketiminde 7. sırada yer aldığını belirtti.
Sigara tüketiminden en çok zarar görenlerin anne karnındaki bebekler olduğunu ifade eden Güngör, şöyle konuştu:
“Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının sakatlık ihtimali, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla. Sigara kullanan hamilelerin doğan bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre yaklaşık yüzde 10-15 eksik kilolu ve aynı oranda zeka eksikliğiyle doğmaktadır. Sigara içen annelerde düşük olur, anne sütü azalır. Ani bebek ölümleri olabilir. Bebeklerin beyin ve akciğerleri zarar görür. Sigara bebekte sinüzit, rinit, kronik solunum problemleri (öksürük, geniz akıntısı) yapar. Sigara içen kadınlar, içmeyen kadınlardan 10 yaş fazla ihtiyarlamaktadır. Sigara içen kadınlarda kısırlık 10 kat fazladır. Sigara tiryakisi erkeklerin genlerinden P54 geni yok olduğu için çocuklarının ileri yaşlarda kanser olma ihtimali hiç sigara içmemiş bir babanın çocuklarına göre 5 kat fazladır.”
Güngör, sigaraya başlama yaşının 10 yaşın altına kadar indiğini, bunun büyük tehlikeyi açıkça gösterdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“’Evde sigara içme özgürlüğü vardır. Ancak çocuklarımıza zararı dokunduğu için bu özgürlük değildir. Anne ve babalara sesleniyorum; ‘Geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın hayatlarını karartmayın. Çocuklarımızın vitrin olarak gördükleri sizler sigarayla onlara kötü görüntü vermeyin. Onların nikotin zehrine değil, vitamine, besine ve sevgiye ihtiyaçları var. Onları bu insanlık düşmanı ile zehirlemeyelim.”
Sigaranın Kısa Süreli Etkileri
Bunlar, sigara içildiği anda vücuda giren nikotin ve karbonmonoksitin yarattığı anlık etkilerdir. Nikotin bronşları kasıcı etkisiyle akciğerlere daha az hava girmesine, damarları kasıcı etkisiyle damariçi basıncın yani tansiyonun yükselmesine, kalbe etkisiyle nabzın hızlanmasına neden olur. Karbonmonoksit ise alyuvarların içinde bulunan hemoglobin adlı molekülün oksijen taşımaktan sorumlu bölgelerini işgal ederek kanın oksijen miktarının azalmasına yolaçar.
Bu kısa vadeli etkiler tek bir sigara içilmesinde bile, hatta çok sigara dumanı bulunan ortamlarda sigara içmeyen kişilerde bile görülen etkilerdir. Normal bir birey bu kısa süreli etkileri kolayca tolere edebilir. Ancak anne adayının karnındaki bebeğinin de oksijen ihtiyaçları gözönünde bulundurulursa bir tek sigaranın yarattığı hipoksi (oksijen azlığı) ve hipertansiyon (tansiyon yüksekliği) bile bebeğe daha az kan ve daha az oksijen gitmesine neden olabilir. Bu durumun günde bir paket sigara içen bir anne adayında 20 kez tekrarlaması, fetusun ilerleyici bir şekilde oksijensiz kalmasına ve olumsuz değişiklikler meydana gelmesine neden olabilir
Sigaranın Uzun vadeli etkiler
Sigara içenlerde uzun vadeli etkiler bir yandan kısa vadeli etkilerin birikici özelliklerine, öte yandan sigaranın içinde bulunan ziftin akciğerlere çökmesine (kronik bronşit gelişimi), sigaranın içerdiği kurşun gibi zehirlerin solunum yolunu döşeyen hücrelerde anormal değişiklikler göstermesine (kanser riskinde artış), toksik maddelerin damarlarda yaptığı hasarlar neticesinde ateroskleroz (damar sertliği) meydana gelmesine (koroner kalp hastalığı riskinde artış), genel olarak sigara alışkanlığının iştahı azaltıcı, C vitaminini tüketici etkileri nedeniyle uzun vadede beslenme bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkmasına bağlı olarak meydana gelir.
Uzun zamandan beri sigara içen insanlarda akciğerlerin hava taşıma kapasitesi azalmıştır ve en ufak bir zorlamayla nabızda artma ve nefes darlığı ortaya çıkar. Çok uzun zamandan beri sigara içenlerde akciğer ve diğer solunum yolu kanserlerine ve hatta mesane gibi diğer organ kanserlerine eğilim artar. Yine bu kişilerde damar sertliğine bağlı koroner kalp hastalıkları ve diğer hastalıklara (felç gibi) eğilim artmıştır.
sigara içen annelerde düşük riski artar…
sigara içen annelerde erken doğum tehdidi ve erken doğum riski artar…
sigara içen annelerde erken membran rüptürü (su kesesinin erken açılması) riski artar…
sigara içen annelerde intrauterin gelişme geriliği, düşük doğum tartılı bebek doğurma riski artar…
sigara içen annelerde gebelikte kanama riski (özellikle ablatio placenta ve placenta previa adlı iki duruma bağlı) artar…
sigara içen annelerde inutero mort fetal (bebeğin karında ölmesi) riski artar…
sigara içen annelerde bebeğin yenidoğan döneminde ölme riski artar…
sigara içen annelerde solunum problemleri nedeniyle doğumun ikinci evresinde etkin ıkınamama ve buna bağlı vakum ve sezaryan ile doğum riski artar…
sigara içen annelerde lohusalıkta süt miktarı azalır…
sigara içen annelerde sütün C vitamini seviyesi ve bebeği besleyici etkileri azalır…
sigara içen annelerde bebeğin yakınında sigara içilmesi bebekte pnomoni ve bronşit riskini artırır…

Sigaranın genel olarak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, mesane kanseri, mide-barsak kanserleri ve rahim ağzı kanseri gibi birçok hastalığın riskini artırdığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının, sakatlık ihtimalinin, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla olduğu bildirildi.

Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, bağımlılık yaratan tüm maddeler arasında, sağlığı ve yaşam dengesini bozan, en fazla ölüm ve hastalıklara neden olan maddenin sigara olduğunu söyledi.

Kıyas Güngör, gelişmiş ülkelerde sigara tüketiminin giderek azaldığını, fakir ve gelişmekte olan ülkelerde ise sigara tüketiminin giderek artığını, Türkiye’nin dünya genelinde sigara tüketiminde 7. sırada yer aldığını belirtti.

Sigara tüketiminden en çok zarar görenlerin anne karnındaki bebekler olduğunu ifade eden Güngör, şöyle konuştu: Devamını oku