| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Bitkisel İlaç

Bitkisel ilaçSon yıllarda artan bitkisel ilaç kullanımının nedeni her nekadar sağlıklı yaşamak da olsa bilinçsiz ilaç kullanımı sağlığımızı dolayısı ile hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca Tarım Bakanlığı tarafından onaylı besin desteklerinin doğru kullanılmaması beraberinde ciddi sakıncaları da getiriyor.

Örneğin omega-3 yağ asidi ile sarımsak, zencefil, ginkgo biloba gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltıyor. Kanama riskini artırıyor. Ağrı kesicilerle etkileşebilen “ kava kava ” bitkisi karaciğer yetersizliğine yol açabiliyor. Her ne kadar C vitamini vücut direncini artırsa da Yüksek oranda C vitamini kullanımı böbrek taşı oluşma ihtimalini yükseltiyor.

DOKTORA DANIŞMADAN İLAÇ KULLANMAYIN!
Uzmanların belirttiğine göre 50 yaşın üzerinde ve birden fazla tıbbi ilaç kullanan kişiler için risk daha da yüksek. Bu nedenle özellikle kronik sağlık sorunu olan kişilere doktoruna danışmadan besin desteği kullanmaktan kaçınmaları öneriliyor. Sadece kronik sağlık sorunu olanlar değil herkes ilaç kullanımına dikkat etmeli.

Ne Zaman Deprem Olacak?

Bir çok zamanlardır araştırma konusu olmuştur depremin ne zaman olacağı ama uğraşlara rağmen büyük adımlar atılamamıştır. Sadece verilere dayalı tahminlere göre bilgiler verilmektedir. Bu tahminler yer yüzündeki faylara, uzantılarına ve yeryüzüne olan uzaklığına bağlı olarak yapılmaktadır. Depremlerin önemli bir bölümü yeryüzünden yaklaşık olarak 12kilo metre derinliklere kadar uzanan elastik kısımda üst kabuk içinde meydana gelmektedir. Bu derinlikten daha derinliklerde sıcaklık neredeyse 400 derecenin üzerinde olduğundan dolayı yerdeğiştirme hareketi depremsiz, krip denilen yavaş plastik şekil değiştirme enerjisi şeklinde yutulur. Buna karşılık elastik üst kısımda ise her yıl birkaç santimlik yerdeğiştirme yüzyıllar boyunca ufak ufak birikerek birkaç metre birden büyük bir depremle meydana gelmektedir. Depremler sırasında ilk kırılma başlangıcının bu elastik alan sınırında meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Peki bu kadar can ve mal kaybına neden olan deprem nedir ve nasıl meydana gelir? Deprem yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yerdeğiştirme hareketinin neden olduğu karmaşık elastik dalga hareketleridir. Bu yerdeğiştirme miktarı depremin büyüklüğü ile doğru orantılı olup özellikle sığ depremlerde belli bir büyüklükten sonra faylanma ile ilgili kırıklar yeryüzünde görülmektedir ve aslında hasar veren deprem de etkisini yeryüzüne kadar ulaştırabilen sarsıntılardır.

depremde lazımDEPREMDE SAĞLIK HİZMETLERİ
1. GİRİŞ VE TANIM
2. SORUNUN BOYUTLARI: Depremin mal, can vb. etkileri
3. BİRİNCİL KORUMA: Depremde  birincil olarak korunacaklar
4. İKİNCİL KORUMA: Depremde  ikincil olarak korunacaklar
5. ÜÇÜNCÜL KORUMA:Depremde  son olarak korunacaklar
 

Uşak Kaplıcaları

Uşakta Bulunan Göletler:

Uşak-Ankara karayolu üzerindeki Göğem’den yaklaşık olarak 7 kilometre içeride Göğem Göleti bulunmaktadır. Göletin çevresi ormanlıktır ve özel mülkiyetin yapıları burada bulunmaktadır.

Örencik-Eşme yolu üzerinde Takmak bucağına yaklaşık olarak 2,5 kilometre uzağında özellikle sulama ve içme amaçlı yapılan Takmak Göleti bulunmaktadır. Bu gölet tarım alanları ile çevrili olup, aynalı sazan balığı yetiştirilmektedir.

Uşak il merkezi ile Karaağaç Köyü arasında 1993 senesinde Karaağaç Göleti yapılmıştır. Yöre halkı tarafından gölet çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Bu göletlerin dışında Tokmak, Yeşilkavak, Alahabalı, Güneyköy, Altıntaş, Baltalı, Üçpınar, Karaahmetli, Yeleğen, Kızılhisar, Kuşdemir, Yenice, Dümenler göletleri bulunmaktadır.

Niğde Kaplıcaları

Kocapınar Suyu ve Çamuru -Merkez-
Niğde il merkezine yaklaşık olarak 2 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Kocapınar Suyu ve Çamuru Bor yolu kenarında bulunan arazinin değişik noktalarından kaynamaktadır. Bu kaynak dışarıda akmaktadır. Bu su bir çok rahatsızlıklara şifa olmaktadır; deri, mide ve bağırsak hastalıkları… 

Çiftehan Kaplıcaları -Ulukışla-
Niğde’ye 75 kilometre uzaklıkta, Ulukışla-Adana yolu üzerinde bulunan Çiftehan Kaplıcası çeşitli kaynaklardan toplanan sulardan meydana gelmiştir.Burada kaynayan Suyun sıcaklığı 53 C, 49 C, 52 C ve 22 C arasında değişmektedir. Kaplıcadan saniyede toplam 20 lt. su çıkmaktadır. H değeri 7.3-7.8 arasında olup toplum mineralizasyon 2066 MGK/ltd civarındadır. Meta borik asit 12.9mg/ltd ,meta silikat asim 18.9 MGK/ltd Termal sular 5.6 MGK/ltd flüorür içermektedir.

Çok geniş bir beslenme alanca sahip Çiftehane termal alanındaki termal kaynak Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır.
Önceki yıllarda 3 adet termal su kaynağı bulunan kaplıcanın günümüzde doğal boşalım 2 noktadan oluşmakta ve ancak sondaj kuyusunda üretim olmadığı zamanlarda akis görülmektedir. Toplam debi 3lt/sn civarındadır.

1969 yılında İstanbul Tip Fakültesinin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklarının 52 derece olarak ölçülmüş olup, daha sonraki ölçümlerde MTA tarafından 44,5 derece olarak belirlenmiştir.

Bu kaplıca bir çok hastalık ve rahatsızlıklara şifa olmaktadır; romatizma, kadın hastalıkları, sinir hastalıkları, deri hastalıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisi… Kaplıca çevresinde de tesisler kurulmuştur. Suyu biraz acı olup, kaplıcanın tuz miktarı azdır. Bu yüzden de böbreklerin çalışmasında çok etkili olmaktadır.

Kemerhisar İçmeleri -Bor-
Niğde ili Bor ilçesine yaklaşık olarak 10 kilometre uzaklıkta bulunan Kemerhisar İçmesi, Kemerhisar Köyü’nün yaklaşık 3 kilometre güneyinde bulunmaktadır. Ovanın ortasından çıkan bu su, 70’li yıllarda bir beton depo içerisinde toplanmıştır. Toprak yüzeyinden birkaç basamakla inilen çeşmeden su sağlanmaktadır. Kemerhisar İçmeleri  kaynağının yaklaşık 200 m. ötesindeki bir bölüm çevreden sızan sularla bir gölcük halindedir. Bor Belediyesi bu kaynağın yanına bir tesis yaptırmıştır.

Ferhenk Müshil Maden Suyu -Merkez-
Niğde il merkezinin yaklaşık olarak 30 kilometre doğusunda, Dikilitaş Köyü ile Hüyük demiryolu istasyonu yakınında bulunan bu maden suyu köy yakınındaki yüksek sırtın birçok noktasından kaynamaktadır. Bu suyun müshil etkisi yaptığı bilinmektedir.

Eskişehir Kaplıcaları

kaplıcaEskisehir’de günümüzde bilinen ılıca ve kaplıcaların başında il merkezinin kuzeyinde, yaklaşık olarak 35 km. uzaklıkta Bozdağlar içerisinde bulunan Sakarı Ilıcaları gelmektedir. Bunun yanı sıra Porsuk Barajı’nın bulunduğu yerde, çam ormanları içerisinde Hasırca Ilıcası, Sivrihisar-Polatlı yolu üzerindeki Hamamkarahisar Kaplıcaları, Kızılinler Kaplıcaları, İnönü Kaplıca ve Ilıcaları, Mıhalıççık Yarıkçı Kaplıcası, Alpulu Uyuzhamam Kaplıcası, Sivrihisar Gümüşkonak Ilıcası, Seyitgazi Alpanoz Ilıcası, Çifteler İhsaniye Ilıcası bulunmaktadır. 

Eskisehir’ de bulunan Porsuk Çayı ve bu çayın kolları sıcak ve soğuk yer altı suları ile birlikte yörede çok önemli bir termal ve içme potansiyelini meydana getirmiştir. Özellikle sıcak su kaynakları il merkezini de kapsayarak Eskisehir’ in neredeyse tümüne yayılmıştır. Eskisehir’ de bulunan Günyüzü Çardak Kaplıcasının termal suları Türkiye’nin önde gelen öncelikli maden suları arasındadır. Hasırca Termal kaynağı ve Sarılı Ilıca Termali Türkiye’de üçüncü derecede önem kazanmış yer altı kaynakları arasında olup önemini halen korumaktadır. 

Eskisehir il merkezindeki Sıcaksular Bölgesinde, yüksek debili sıcak su kaynakları aynı zamanda fizyoterapi alanında da insanların hizmetine sunulmuştur. Ne var ki Eskisehir’deki sıcak su kaynakları üzerinde yeterli sondaj ve araştırmaların yapıldığı da söylenemez. Bu konuda yapılan araştırmalar yoğunlaştırıldığında Kızılinler Köyü ve çevresinde olduğu gibi yeni kaynakların bulunması, bulunanların da daha yeterli konuma getirilmesi söz konusu olacaktır. Özellikle Alpu, Mıhalıççık, İnönü, Çifteler ve Seyitgazi yörelerinde de faydalanılacak su kaynakları bulunmaktadır. Kuşkusuz bu konudaki araştırmalar yoğunlaştırılırsa Eskişehir’in turizm ve fizyoterapi alanında da önemli bir merkez olacağı açıktır.

Eskişehir’ de bulunan  ılıca ve kaplıcalar bir çok rahatsızlıklara iyi gelmektedir; sinir sistemi rahatsızlıklarına, romatizmaya, siyatik, nevralji, kadın hastalıkları, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarına, metabolizma bozukluklarına, kalp, damar ve dolaşım bozukluklarına, deri, ağrılı hastalık ve ameliyat sonrası rahatsızlıkları vb. gibi.