Gripten Kurtulmanın Yolları
1. Grip aşısı
Özellikle yüksek risk taşıyanlar bu aşıyı mutlaka yaptırmalı. Grip aşısını grip olmadan önce yaptırmalısınız.
2. Ellerinizi daha sık ve daha temiz yıkayın
Temizlik mikropların ölüm sebebidir. El temizleme jelleri el temizlemede çok etkilidir.
3. Çalışma masanızı antibakteriyel mendillerle silin
Büronuz ve koltuğunuz çok kişilikse bu yöntemi mutlaka kullanın.
4. Oda nemlendirici veya burun spreyi kullanın
Hava soğursa nem azalır. Mikropları nemle tutan burun içi sıvıya ihtiyacınız var.
5. Egzersizler yapın
Ve yine karşınızda egzersiz. Bu şart çünkü bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
6. İyi ve düzenli uyuyun
Griple iligisi var çünkü iyi uyumazsanız bağışıklık sisteminiz çöküyor.
7. Tokalaşmalara dikkat edin
Sebep çok açık. Potansiyel bir grip taşıyıcı ile temas ediyor olabilirsiniz.
8. Elinizi göz, ağız ve burnunuza değdirmeyin
Elinizi ne kadar temizlerseniz temizleyin, yüzünüze dokunmaktan kaçının. Virüs kolaylıkla geçer.
9. Yemek yemek için kendi çatal ve kaşıklarınızı kullanın
Siz siz olun yemeğinizi çatalla yemeyi ihmal etmeyin.
10. Sigarayı bırakın
Bir çok sebebin yanı sıra burun sıvınızı da mahvediyorsunuz. Bu, gribe açık bir davetiyedir.
Fast Food Beyne Zararlı mı?
İngiltere’de yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. ‘Sustain’ adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı’nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği ‘depresyon, Alzheimer ve şizofreni’ ile doğrudan ilişkili. Araştırmacılardan Courtney Van de Weyer, “Vücudu iyi beslemek, zihni de iyi beslemek anlamına geliyor” dedi.
Yapılan araştırmalara göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu sebeple de insanlar, Omega-6 adlı yağ asidini, Omega-3′ ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor.
Beyne faydalı olan yiyecekleri şu şekilde sıralaya biliriz:
*Tohumlar ve fındık
*Sebzeler (Lifli olanlar)
*Organik yumurta
*Meyve
*Buğday, kepek
*Organik olarak yetiştirilen ya da vahşi olarak avlanan balıklar (Özellikle yağlı olanlar)
Beyne zararlı olan yiyecekler:
Kızartılmış fast food yiyecekler şu şekilde sıralana bilir:
!Fazla Şeker
!Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler
!Alkol
!Besinlere konulan bazı ek maddeler
!Tarım ilacı içeren besinler
!Çay ve Kahve
Sağlık İçin Balık
Yapılan araştırmalar balığın anne sütünden sonra en değerli besin kaynağı olduğunu ortaya çıkardı.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi olan Doç. Dr. Fatma Arık Çolakoğlu, balığın, anne sütünden sonra en değerli besin olduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Çolakoğlu, açlık duygusunu gidermek ve karın doyurmak için yemek yemenin iyi beslenme olmadığını, karın doyurmanın normal büyüme ve gelişmeyi sağlamadığı gibi sağlığı da korumadığını söyledi.
Balık etinin ucuz protein ve enerji kaynağı olduğunu belirten Doç. Dr. Çolakoğlu, kolay sindirilebilir, protein, doymamış yağ asitleri, iyot ve selenyum kaynağı olması sebepiyle beslenme açısından çok değerli olduğunu kaydetti.
Dengeli beslenmenin esas ögesinin protein olduğunu belirten Doç. Dr. Çolakoğlu, şöyle konuştu:
“Tüketimi en yaygın olan hayvansal protein ettir. Etin protein kalitesi, hayvan türüne göre farklılık gösterir. Balık eti, aminoasitlerin hepsini içermesinden dolayı oldukça değerlidir. Etin içerdiği bağ dokusunun oranı onun hazmedilebilirlik düzeyini belirler. Balık eti, düşük oranda bağ dokusu içermesi sebepiyle sığır etine oranla daha kolay hazmedilir ve vücutta daha kısa sürede kullanıma sunulur. Anne sütü biyolojik değer açısından 100 olarak kabul edilirse takip eden sıralamada 93 ile deniz balığı, 89 ile inek sütü, 87 ile sıcakkanlı hayvanların eti gelmektedir. Balık, anne sütünden sonra en değerli besindir. Normal şartlarda 200g tüketilen balık eti, bir insanın günlük protein ihtiyacının %70′ini rahatlıkla karşılamaktadır.”
Sigaranın Gebelik Dönemindeki Zararları
Hamilelikte içilen sigara bebekte önemli gelişim eksikliklerine yol açmaktadır. Sigaranın hamilelik dönemindeki bazı zararları aşağıdaki gibi sıralanmıştır;
1-Erken ve ölü doğum yapma riskini arttırır,
2-Doğumda ve doğum sonrasında hastalık ve ölümlerin artmasına sebep olur
3-Bebeğin rahim içi gelişimini engeller
4-Bebekte fiziksel ve beyin gelişimini engeller
5-Sigara içen annelerin bebekleri, sigara içmeyen annelerin bebeklerine oranla boyları 1-4 cm daha kısa, kiloları 200-300 gr. daha azdır.
6-Bebeklerin erken doğum sıklığı artar
7-Doğum sonrası bebek ölümleri daha da fazla görülür.
Sigara içen annelerin çocuklarında, anne karnında yeterli oranda oksijen olmamasına bağlı olarak zeka geriliği görülebilmektedir.
Düşünce Gücü ile Zayıflanıla Bilir mi?
Düşünce gücü ile zayıflama nedir ?
Düşünce gücü ile zayıflama; Hayalen yani zihinsel olarak yaptığımız her düşünce ve inanç sonrasında bedenimizdeki kimyaların etkilenmesidir. yapılan tekniklerle, İştahımızın farkında olmadan azalmasıdır. Düşünce gücü ile zayıflama beynimizi yönetebildiğimiz yönetmeye çalıştığımız duyulardan yola çıkılarak geliştirilmiş ve yapılan seminerlerde beynimizin yemek yemeye ve kiloya nasıl anlamlar yüklediğini öğrenirsiniz. Bunları nasıl değiştirmemiz gerektiği programın en önemli noktasıdır. Çünkü insanlara sade ne yapmaları gerektiği söylenir, ama nasıl sorusuna cevabı bu programda bulursunuz.
Neden diyet yok ?
Dünya Sağlık Örgütünün araştırmaları sonrası, diyet yapanların yaklaşık olarak %90 ı kilolarını fazlası ile geri almaktadır. Zihnimiz de kıtlık düşüncesi bize daha çok kilo aldıracaktır. Günümüzde artık diyet dönemi kapandı.
Düşünce gücü ile zayıflama çalışmalarında bireyler kendi dengelerinde yada kendi kararlılıklarında kilolarını verirler. Yemek istemezlerse yemezler ama yemek istediklerinde, engellemek yerine teknikler uygularlar. Ve bu teknikleri isterlerse tüm yaşamları boyunca kullanırlar.
“Düşünce gücü ile zayıflama” programı en az 1 aylık bir programı içermektedir. Süreklilik çalışma için oldukça önemlidir. Kişilerin alışkanlıklarını ve inançlarını değiştirmek için bu süre gerekmektedir. En önemlisi zihinsel kontrolü ele geçirmek için gerekli alıştırmalar ve kontrolleri eğitmenler eşliğinde düzenli bir şekilde yapılır. Bunun dışında bu katılımcılar kesinlikle tartıya çıkmazlar ve kilo verebilmeleri için 1 ay beklenmesi gereken en az süreçtir.
Bu çalışmayı başarı ile tamamlayan kişiler 2. aya devam edebilirler. Birinci aşamada başarısız olan katılımcılarımız, ilk aşamayı belli bir indirimle, yeniden tekrarlar. Ama birinci aşamayı tamamlayamayanlar 2. aya devam edemezler.
2.Ay “düşünce gücü ile zayıflama” programı 3 aşamalı bir programdır. İkinci aşamada bireyler artık öğrendiği tüm teknikleri hayatlarına kullanabilir düzeye gelir. Kilo problem olmaktan çıkmıştır. Hayallerindeki kişi yaratma süreci başlamıştır.
3.Ay Tüm çalışmalar grup halinde yapılmıştır. Grup çalışması sürecin çok daha hızlı işlemesini sağlar. Çok daha hızlı kilo verir ve öğrenirsiniz. Fakat üçüncü aşamada artık grup çalışmasına gerek yoktur. Öğrendiklerinizi tutarlı hale getirmek gerekir. Ve derinlerde kalmış bireysel problemlerin çözümü ile ilgilenilir. 3. ay haftada bir yada iki kere bireysel uygulamaların yapıldığı süreçtir.
Saç Temizliği & Saçların Bakımı
Saçlar kafa derisindeki kıl köklerinden uzayarak büyürler. Kıl köklerindeki bezlerden salgılanan maddeler yağlı yapıdadır.
Sağlıklı ve parlak saçlara sahip olmak için düzenli biçimde saçları yıkamak gerekmektedir. Saçların fırçalanması düzgün bir şekilde fırçalanması kir ve tozları uzaklaştırıcı işlev görmektedir. Normal bir saçın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yağlı saçlar ise daha sık yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir biçimde taranmalıdır. Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama işlemi de yumuşak olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır ya da çok şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli kurutucularla kurutulabilir. Fakat kurutucunun saça çok yakın tutulmaması gerekmektedir. Bu durumda saçlı deri ve saçlar fazla sıcaktan olumsuz etkilenebilirler.
Saçların yıkanması için kullanılan sabunların ve şampuanların esasını kolay çözünebilir özellikteki yağ eritici bir madde oluşturur. Şampuanlara ayrıca koku, renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Bu ek maddeler saçlı deride tahrişe yol açabilirler. Piyasada bulunan şampuanlarda kullanılan bazı maddeler allerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu sebeple şampuan seçiminde, niteliği bilinmeyen maddelerden kaçınılmalıdır.
Saç diplerinde kepek bulunuyorsa, sık arlıklarla çok sıcak olmayan su ve sabunla yıkamak yararlı olabilir.
Saçlar bol su ile iyice durulandıktan sonra da kepeklenme önlenemiyorsa bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Hekim önerisi dışında saçlar için yararlı olduğu ileri sürülen maddeler güvenli olmayabilirler. Saç temizliğinde kişisel olarak kullanılan fırça ve taraklar sık aralıklarla sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Sağlık yararı dışında saçların temizlik ve düzeni, insanlar arasındaki ilişkilerde ve kendini iyi hissetmede etkisi olan olumlu dış görünüş açısından da önemlidir.
Kayseri Kaplıcaları
Bayramhacı Kaplıcası
Kayseri’nin yaklaşık 65 km. batısında, Bayramhacı Köyü’ne de ortalama uzaklığı 1,5 km. civarında olan Bayramhacı kaplıcası 38ºC – 40ºC sıcaklığındaki suyunun romatizma, deri, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolu ve kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.
Yeşilhisar İçmesi
Kayseri’ye yaklaşık olarak 33 km. uzaklıkta Kocasinan ilçesi Yemliha kasabasında bulunan kaplıcanın 43ºC sıcaklığındaki suyu; deri, solunum yolu, romatizma, böbrek ve idrar yolları, kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır.
Tekgöz Kaplıcası
Yemliha köyünde bulunmaktadır. Çok eski zamanlardan beri kullanılan bu kaplıca nevralji, yarım felç, kırık ve çıkık ile kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Hasanarpa Mâden Suyu
İl merkezine yaklaşık olarak 12 km uzaklıkta Hasanarpa köyündedir. Mide, karaciğer ve böbrek hastalıklarına iyi gelir.
Hacı Veli Kaplıcası
Kayseri’ya yaklaşık olarak 16 km Adana yolu üzerindedir.İçerisinde zengin minareller bulunan suyun sıcaklığı ortalama 36,5 C ‘ dir.Romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir.

