Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Dünya Sağlık Örgütü( WHO )’nün 2000 yılı sağlık raporunda şişmanlığın tanımı, “vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu” olarak yapılmaktadır. Gereğinden fazla besin tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite, kalıtım, nöroendokrin etmenler, psikolojik sorunlar, cinsiyet, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma, alkol kullanımı gibi faktörlere bağlı olarak gelişen şişmanlık tek başına olduğu gibi komplikasyonları ile de yaşam süresini kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren ciddi bir hastalıktır.
Çağımızın bu önemli sağlık sorununu çözmek için ne yapmalıyız? Her gün gazete, dergi, televizyon, internet gibi kitle iletişim araçlarında onlarca “şok diyetler” ile karşılaşmaktayız. Bilinmelidir ki diyet aç kalmak değildir. Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması farklılıklar göstermektedir, tıpkı parmak izi gibi. Öte yandan kilo fazlası olanlar genelde aç kalarak, öğün atlayarak, hiçbir şey yemeyerek sonuç almaya çalışıyorlar. Böylesi bir davranış, vücudu açlıktan ölme paniğine sürükler ve “kıtlık” moduna geçen metabolizma yavaşlar, yağ yakmak yerine tüketilen her besini yağ şeklinde depolama yoluna gider. Buna karşılık sık sık, azar azar beslenmek metabolizmayı hızlandırdığı gibi, yavaş yemeyi de sağlar. Aç kalmak ve öğün atlamak, bir sonraki öğünde hem hızlı hem de fazla yemek yenilmesine neden olmaktadır. O nedenle başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, 2.5 – 3 saatlik aralıklarla beslenilmelidir.
Suyun; alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıkların dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır. Bu nedenle günlük sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Katkısız, en iyi çözücü su olduğu için günde 8-10 bardak su içilmelidir. Diyet yaparken çay, kahve, bitki ve meyve çaylarına şeker yerine yapay tatlandırıcılardan katılabileceği gibi gazlı içeceklerde de light olanların tercih edilmesi daha uygun görülmektedir. Aynı zamanda bu tatlandırıcıların bazılarının toz formları da mevcuttur. Dolayısıyla tatlı yapımında bu ürünlerin kullanımı ile düşük kalori içeren farklı lezzetler yakalamak mümkündür.
Katı margarin, tereyağı, kaymak, krema, mayonez, cipsler, soslar, kuruyemişler gibi enerji değeri yüksek, öte yandan hiçbir besleyici değeri olmayan yağlı yiyeceklerden, kızartma ve kavurma işlemlerinden olabildiğince kaçınmakta yarar vardır. Şeker ve şeker içeren besinler (bal, reçel, pekmez, hazır meyve suları, gazlı içecekler, tatlılar vs) kana tamamen ve hızla karışırlar. Pankreastan salınan insülin hormonu ile kan şekeri düşer ve tekrar tatlı yeme isteği doğar. Dolayısıyla şeker ve şeker içeren besinler kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarlar. Halbuki şeker tadından vazgeçemeyenler için üretilen, şeker yerine kullanılabilen, aynı tadı verebilen, sağlık açısından sakıncası bulunmayan, düşük kalorili veya kalori içermeyen yapay tatlandırıcılar ile kan şekerindeki dalgalanmaları ve tatlı isteğini ortadan kaldırmak mümkün olabilmektedir.
Ayrıca posalı yani lifli besinlerin tüketimi arttırılmalıdır. Posalı besinler kan şekerini, kan basıncını (tansiyonu) ve kan kolesterolünü istenilen seviyede tutmaya yardımcı olurlar. Midede, su ile birlikte hacimlerinin 20 katı kadar şişerler; tokluk, doygunluk hissi sağlarlar. Ayrıca dışkılama sayısını ve sıklığını arttırırlar. Kabızlık şikayeti varsa ortadan kalkar, böylelikle kilo vermeye de yardımcı olurlar. Kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkileri de mevcuttur. Bu yüzden haftada 2-3 kere kurubaklagil yemeği yenilmelidir. Ayrıca buğday ekmeği yerine kepek, çavdar, yulaf ekmeğini; pirinç yerine bulguru tercih etmekte yarar vardır. Hatta pirinç, makarna, erişte ve unun da kepekli olanlarını kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Sebze ve meyveler de posa içermektedir. Ancak posaları kabuk ve kabuğa yakın yerlerde bulunduğu için, soyulmadan yenilebilenleri iyi bir şekilde yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek her zaman için daha yararlı olacaktır.
Diyete ilave olarak mutlaka spor da yapılmalıdır.Ayrıca evde uygulanabilecek basit egzersiz hareketleriyle diyet desteklenmelidir. Dünya Sağlık Örgütü en çok tempolu yürümeyi önermektedir. Bunun dışında; çok hafif tempoda koşma, bisiklete binme, yüzme, tenis, aerobik ve jimnastik tarzı kalbi çalıştıran sporlar yapılması da uygun görülmektedir. Sporu asla ödev olarak görmeyiniz. Bu da tedavinin bir parçasıdır. Amaç; metabolizma hızını düşürmemek, kilo verirken bir noktada ağırlığın sabit kalmasını önlemek, verilen kiloların kalıcı olmasını sağlamak ve en önemlisi sağlıklı yaşama adım atmaktır. Sonuçta “1 saat” dediğimiz günün sadece %4′üdür. Kişi kendine egzersiz için zaman ayırmalı ve mutlaka bu hakkını kullanmalıdır.
Diyetten Sonra Yeniden Kilo Alma
Diyette amaçlanan kişinin istediği kiloya ulaşması belli bir forma girmesidir. Ancak yanlışbilinen birşey var ki kişi istediği kiloya ulaşınca uyguladığı programdan direkt kopuyor ve bunun sonucunda da verdiği kilodan fazlasını ilerleyen vakitlerde alıyor. Kilo vermenin temeli, aldığınızdan daha fazla kalori harcayarak enerji dengesini korumakta yatıyor. Kilo verme kararı aldığınızda belirlediğiniz gerçekçi olmayan hedeflere ulaşamadığınızda hayal kırıklığına uğrar, çoğu kez bu işten vazgeçersiniz. Başarı şansınızı birde kilonuzu kontrol altına almaya odaklanarak artırmayı deneyin.
Organize bir program yardımıyla ya da kendi başınıza kilo vermeye çalışırken genellikle karşılaştığınız acımasız diyetler ve gerçekçi olmayan hedeflerdir. Bu hedeflere ulaşamamak, sizi sürekli başarısızlığa ve heves kırıklığına yol açan bir kısır döngüye sokabilir. Yiyecek tercihlerinizin aşırı sınırlandırılması, sizin tepkisel olarak bu yiyecekleri abartılı bir şekilde tüketmenize neden olabilir ve bu da bütün emeklerinizi boşa çıkarır. Kilonuzu kontrol altına almak sağlıklı bir beslenme planı ve düzenli fiziksel aktiviteyle sağlanabilir.
Pozitif bir bakış açısı ve doğru motivasyonla kilonuzu kontrol altına alabilirsiniz. Sağlık, yüksek enerji, kendine inanmak ve irade gibi içten gelen motivasyonlar yaşam boyunca kilonuzu kontrol altına alma şansınızı artırır.
Bunun için şu tavsiyeleri dikkate alın:
- Diyet yapmaya değil, sağlıklı bir beslenme düzenine odaklanın. Diyet yapmak genellikle kısa süreli başarılar sağlar. Uzun süreli başarı için beslenme düzeninizi sağlıklı bir şekilde düzeltmeye bakın.
- Kilo vermenin amacını, görünüşünüzden önce sağlığınızı düzeltmek olarak belirleyin. Ulaşabileceğiniz en düşük kiloya değil, sağlıklı bir kiloya ulaşmak gerçekçi bir hedef olur.
- Düzenli günlük egzersize odaklanmak, mantıksız egzersiz hedefleri koymaktan daha iyidir. Hoşunuza gidecek ve devam edebileceğiniz bir aktiviteyi seçin, bu sabah yürüyüşü ya da imkanınız varsa iş sonrası yüzme gibi aktiviteler olabilir. Herhangi bir egzersiz programına başlayacaksanız mutlaka bir uzmana danışın.
- İlaç tedavisi, beslenme danışmanlığı alan obez hastaların kilo kontrol programının bir parçası olabilir. İlaç tedavisi genellikle iştahı azaltmak ve yiyecek tüketimini kontrol etmeyi kolaylaştırmak için yapılır. Doktorunuzla böyle bir tedavinin muhtemel yan etkileri hakkında konuşup onun gözetiminde böyle bir tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını öğrenin.
- Sağlıklı bir yaşam için yediklerinize dikkat etmekle, kilonuzu kontrol altına almak için yediklerinize dikkat etmek aslında aynı şeydir. Yediklerinizin besleyici, kalorisi ve yağ oranı düşük yiyecekler olmasına çalışın. Bunlara örnek olarak kompleks karbonhidratlı ve lifli tahıllar, meyveler, sebzeler gösterilebilir.
- İhtiyacınız olan porsiyon yaşınıza, cinsiyetinize, hareketlilik seviyenize ve vermek istediğiniz kiloya göre değişebilir. Kilonuzu kontrol etmek için her yiyecek grubunun alt sınırını tercih etmenizde fayda var.
- Fiziksel olarak aktif olan insanlar fazla kilolarından kurtulmak konusunda daha başarılıdırlar. Fiziksel aktifliğin kilo kontrolü dışında, kalp sağlığı, güçlü kemikler, stres kontrolü gibi getirileri de vardır. Kilo kontrolü için uzmanlar düzenli olarak günde toplam 30 dakikalık egzersiz öneriyorlar. Hiç egzersiz yapmıyorsanız, dakikaları günden güne artırmakta fayda var.
İştahınızı Kesecek Öneriler 2
Kendinize pırasa salatası hazırlayın. 2 sap pırasayı dilimleyin ve 5 dakika haşlayın. 40 gr. kaşarı ve bir armudu küp şeklinde doğrayın. 125 gr. yağsız yoğurt ve karabiberle karıştırın. Bu salatanın içeriğindeki lifler, kalsiyum ve bitkisel maddeler mideyi doldurur ve rahatlatır.
İstediğiniz kadar kuşkonmazı tuzlu suda haşlayın. Kuşkonmazı, incecik kıyılmış bir demet maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, doğranmış soğanla karıştırın ve karabiberle tatlandırın. Kuşkonmazın içeriğindeki aminoasitler, beynin gönderdiği açlık sinyallerini azaltır ve iştahı kapatır.
Kuru kayısıları incecik doğrayın ve sıcak suda birkaç dakika bekletin. Bunları haşlanmış pirinçle karıştırın. İçine limon suyu ve nane ekleyin. Kayısının içindeki doğal şeker tatlı gereksiniminizi karşılamak için yeterlidir.
Yarım avokadoyu limon suyuyla ıslatın. 30 gr. somon balığını haşlayın ve dilimleyin. Üzerine dereotu serpiştirin. Kolayca hazmedilen yağ asitleri ve C vitamini size açlığınızı birkaç saat için unutturacaktır.
Bir kutu yağsız labne peynirini 50 gr. rendelenmiş turp ve bir demet maydanoz ile karıştırın. Acıkmaya başladığınızı hissettiğinizde 1 dilim kepek ekmeğine bu karşımdan sürün.
Üç yemek kaşığı ufalanmış cevizi yağsız yoğurtla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki aminoasitler, iştahı kapatan hormonların üretimini arttırın.
450 gram mantarı ve 3 adet taze soğanı dilimleyin. Bunları bir yemek kaşığı ayçiçek yağında 5 dakika hafifçe kızartın. Karabiberle iyice tatlandırın. İçeriğindeki krom size tokluk hissi verecektir.
Soğan bol miktarda iyot içeriri. Bu nedenle mutlaka her öğünde yer almalıdır. İyot, tiroit bezi yoluyla açlık hissini giderir.
Yiyeceklerinizi küçük tabaklara hazırlayın ve yemeklerinizin altına salata yaprağı koyun. Böylece ufak porsiyonlar da iştahınızı doyurmanız için yeterli olacaktır. Gözler yoluyla beyinde “Tabakta yeterince yiyecek var” mesajını alacaktır.
Kendinizi pozitif duygulara adapte etmeniz için günde iki kez aynanın karşısına geçin ve “Ben kendimi şartsız seviyorum” deyin. Bunu 3 hafta süresince tekrarlayın.
Öğünlerden önce bir bardak limonlu soda için. Bu, midenizi şişirir ve vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
Açlık hissettiğinizde hemen bir işle meşgul olun. Böylece aklınız aç olduğunuz fikrinden uzaklaşacaktır. Yaptığınız işten keyif almaya bakın. Canınız pasta ya da çikolata çektiğinde 20 dakika bekleyin. Bu süre içinde mutlaka aklınız başka düşüncelere yönelecektir.
Kendinize yeşil salata, uskumru balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğinde ki iyot, tiroit bezinin işlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.
Öğünler arası acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
Akşam yemeğinizde 100 gr. tavuk filetosunu ızgarada kızartıp limonla tatlandırın. Bu, yağ yakımını hızlandırır. Ayrıca içeriğindeki triptofan açlık hissini giderir.ve metabolizmayı hızlandırır.
Patatesleri haşlayın ve dilimleyin. Biraz zeytinyağı, rendelenmiş parmesan peyniri, dereotu ve karabiberle tatlandırın.. Patates B1, B2 vitaminleri ve protein açısından zengin bir besindir. Ayrıca içeriğinde doyurucu lifler de bulunur. Bu nedenle patatesleri kabuklarıyla birlikte haşlayın. Böylece içeriğinde ki maddeler zarar görmez.
Bir adet muz, 2 küçük elma ve ayçekirdeğinden oluşan bir meyve salatası hazırlayın. Muzu ve elmayı dilimleyin. İçine bir çay kaşığı bal ve ayçekirdeği katın. Salatayı limon suyuyla tatlandırın. Bu salata bağırsaklarınız güçlendirecektir.
200 gr. yeşil fasulyeyi 250 gr. sebze suyuyla 20 dakika haşladıktan sonra çıkarın. Doğranmış soğan, maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve sirke ile hazırladığınız sosu yeşil fasulyenin üzerine dökün ve salata niyetine yiyin. Tritofan içeren bu yiyecek, beyindeki açlık hissini anında giderir.
İştahın Önüne Geçmenin Pratik Yolları
Düzenli bir diyet yapmak, form tutmak veya rejime girmek istiyorsunuz, hatta belki de diyete başladınız bile, ancak nedendir bilinmez, sanki iştahınız daha açıldı. Hani vardır ya, insanı yasaklar daha da çeker. İşte öyle bir durum yaşıyorsunuz. Canınız sürekli bir şeyler yemek istiyor. Eğer siz de iştahınıza hakim olamadığınızı, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyduğunuzu düşünüyorsanız, önerilerimize kulak verin.
Atıştırma krizlerinden kurtulun! İştahınızı kontrol edin.
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
Tat alma duyunuzu uyarın! Her canınızın çektiğini yemeyin ki iştahınızı kontrol edebilesiniz.
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
Bol bol su için! Su içmek faydalıdır.
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
Güç gerektiren egzersizler yapın!
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
Yiyecekleri iyice çiğneyin! Büyük lokmalar halinde yutmayın.
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekimde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
İştahınızı Kesecek Besinler ve Öneriler
Bazı besin maddeleri sizin iştahınızı azltarak acıkmanızı geciktirmektedir. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan 40 özel besini rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz. Bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri şöyle sıralanıyor…
*İyot:
İyot Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.
*Krom:
Bu oligoelement, vücutta insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebiliriz.
*Früktoz:
Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun ana kaynağıdır.
*Karbonhidratlar:
Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller.
*Albümin:
Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.
*Triptofan:
Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.
İştahınızı Kesecek Öneriler
Kahvaltıda çavdar ekmeği yiyin. Üzerine yağsız krem peynir sürebilir ve haşlanmış dil yiyebilirsiniz.
Kendinize domates sosu hazırlayın. Domateslerin kabuklarını soymadan yıkayın ve bütün bütün haşlayın. İçine çeşitli baharatlar katın ve bu karışımı süzgeçten geçirin. domates kabuklarının sindirimi zordur ve içeriğinde değerli lifler bulunur.
Karnıbaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.
Muzu, 100 ml. kefir ya da yağsız yoğurtla püre haline getirin. Früktoz içeren bu mükemmel içecek ara öğünler için idealdir.
Ara sıra kereviz yiyin. Bu bitki sade olduğu gibi yağsız yoğurt, 1 tutam köri, 2 yemek kaşığı kremadan oluşan bir karışımla da yenilebilir. Midenizi karbonhidratla dolduran kerevizi nasıl yiyeceğiniz tamamen sizin zevkinize kalmış!
Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
Bezelyenin içeriğinde bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir.bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
Enerjisiz kalmamanız için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyuyla karıştırın. İçine bir iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.
Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine bir yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın içinde biraz pişirip çıkarın.
Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma birazda yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Kendinize kırmızı portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.
Günde üç kez meyve suyu için. Meyve suyunun içine koyacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
Pirinç sindirimi ağır olan ve bol su içeren bir besin maddesidir. Pirinci istediğiniz sıklıkta yiyebilirsiniz. Ancak pilav yaparken fazla yağ kullanmamaya özen gösterin.
Ara sıra ceviz yiyin. Cevizin içeriğinde bolca triptofan var. Unutmayın, bu madde serotonin salgısını arttırıyor ve açlık hissetmenizi engelliyor. 100gr. cevizde 590 kalori var, bu yüzden 5 – 6 ceviz yemeniz yeterli.
aftada iki kez morina balığı yiyin. Yanına da haşlanmış patates, havuç, bezelye ve brokoli gibi zengin sebzelerden oluşan bir garnitür hazırlayın.
250 gr. yer almasını haşlayın ve püre haline getirin. 150 gr. sebze suyuyla karıştırın ve tekrar pişirin. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Yer elmasında bulunan früktoz hem açlığınızı giderecek hem de kan şekerini dengeleyecektir.
İyot size canlılık verir ve iştahınızı kapatır. İyot içeren karidesleri şişte ızgara yapın ya biraz mısır yağıyla tavada kızartın. Yanına haşlanmış makarna hazırlayın. Taze fesleğen ve kişniş otuyla servis yapın.
Fıstıklar eşsiz bir albümin madenidir. İştahı azaltır ve keyfinizi arttırır. Gündüzleri bir avuç dolusu tuzsuz fıstık yiyin. Size özellikle kabuklu fıstık tüketmenizi öneriyoruz. Kabuklarla uğraşmak sizi bir süre meşgul edecektir.
Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz da tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. içine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.
Hafta da iki yumurta yiyin. Çünkü yumurta da bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.
İştah Kesmenin Farklı Yolları
Diyete başlamayı düşünüyorsunuz ama kendinize güvenemiyor musunuz?işte iştah kesmenin kolay yolları:
1- Atıştırmaları kendinize yasaklayın
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada birşeyler atıştırmak isteyebilirsiniz ama sizi doyuracak miktarla çok az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin. Çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
2- Egzersizleri İhmal Etmeyin
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durumda egzersizi takip eden bir kaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda, normal öğün saatinden bir kaç saat önce egzersiz yapmak başlamak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapalı olacaktır. Ama asla öğün atlama hatasına düşmeyin. Hem vücudunuz güçsüz düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
3- Tat alma duyunuzu tatmin edin:
Yapılan araştırmalara göre değişik tatlarla bu duyuyu tatmin etmek, daha az miktarla yetinebilmemizi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek ise, özellikle de tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın kendini iptal etmesine neden oluyor. Bu yüzden de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
4- Daha fazla su için:Bol Bol Su İçin
Su içmek kendinizi tok hissetmenize yardımcı olduğu için önemli Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi de önler.
5- Daha uzun süre çiğneyin:
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beyinin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına gelir. Üstelik tat alma duyusu da daha fazla tatmin edilir. Böylece doyduğunuzu anlamızla yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da cabası…

