| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Alıç

Alıç ; Akdeniz ve Asya Ülkelerinde yetişen bir bitkidir. Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renktedir. Tadı mayhoştur. Tedavi edici olarak meyvesi kullanılır.
Alıcın Faydaları: Önemli bir kalp ve damar sağlığı destekleyicisi olan alıç kalp damarlarını genişleterek kanın daha rahat pompalanmasını ve dolaşmasını sağlayarak kalbin yükünü hafifletir. Kalbi kuvvetlendirir ve damar sertliğine karşı koruyucudur. Kalp krizi riskini azaltır. Kalp atışlarını düzenleyerek aritmiye (düzensiz kalp atışı) karşı da koruyucu ve tedavi edici etki gösterir. Sinirler üzerinde yatıştırıcı etkisi ile sinir bozukluğunu ve sinirsel çarpıntıları giderir. Beyne kan akışını arttırır. Uykusuzluğa iyi gelir. Yüksek tansiyonu düşürür. Mideyi kuvvetlendirir. Spazm çözücü ve idrar söktürücüdür. Cinsel gücü arttırır.

Ahududu

Ahududu, nemli ve serin bölgelerde yayılım gösterdiği bilinmektedir. Daha çok orman altlarında gelişir. Sıcak bölgelerde pek bulunmadığı görülmüştür. Yeryüzünde Doğu ve Güney Asya’da, Avrupa’da, Kuzey ve Güney Amerika’da, Avustralya’da, Afrika’da ve hatta Sibirya’da çeşitli ahududu türlerine rastlanmıştır. Yapılan incelemeler Antartika hariç dünyanın her yerinde yabani formda bulunduğunu göstermiştir. İştah açıcı, kuvvet
verici, idrar söktürücü ve tanen ile pektin sebebiyle kabız yapıcıdırlar. Bu etkiler için 50 gr. kuru böğürtlen yaprağı 1 lt. suyla kaynatılarak çay yapılır ve gün içinde 3 kez birer bardak içilir. Yine tanenin mikrop öldürücü etkisi sebebiyle haricen ağız ve boğaz hastalıklarında gargara olarak kullanılır.
Gargara olarak kullanmak için 80 gram kuru yaprak ve çiçek 1 litre suda
kaynatılır. Yine bu su antimikrobik özelliği sebebiyle gözle ilgili hafif iltihaplarda pansuman olarak kullanılabilir. Gözlerde çapaklanmanın basit bir ilacıdır.
Geleneksel olarak ahududu yapra ğı çayı gebeliğin son 3 ayında rahimi ve kasık adalelerini kuvvetlendirmek maksadıyla içirilir. Böylece doğum ağrıları kolaylaştığı gibi, doğum sırasında kanamada azalır. Ayrıca düşüklerin
önlenmesine yardımcı olmak maksadıyla da içilmektedir.
Ahududu meyvelerinin dişlerde tartar denilen zararlı tabakaları çözücü etkisi vardır.

Yaban Armudu

Yaban Armudu (Ahlat): Ahlat olarak da bilinen bu bitki kendiliğinden yetişen ve armut aşılanan bir ağaçtır. Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
Sonbaharda olgunlaşan meyvesi 3-4 cm. çapında ve oldukça buruk lezzettedir. Bazı yörelerde çakal armudu, çördük gibi yöresel isimleri de vardır.
Yaban Armudu nasıl kullanılır:Yemişi olgunlaşınca yenir. Meyvesi ishali kesmekte etkilidir. Filizi ezilip zehirli hayvan ısırığının olduğu yere sürülürse faydası görülür.
Yaban Armudunun Faydaları: İshali keser. Zehirli hayvan ısırmalarında faydalıdır.

Adamotu

Ademotu;  Abdüsselamotu, Ademotu, İnsanotu isimleriyle de bilinir. Rozet yapraklı ve kazık köklü çok yıllık otsu bir bitki türleridir. Kökleri insana benzediği için, bu isim verilmiştir. Tarih boyunca, gizemli büyücüler dünyasının en etkili bitkisi adamotu olmuştur. Adamotu, Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişen çok yıllık bir bitkidir. İri yapraklara sahip bitkinin gövdesi çok kısa olduğundan yerle bir gibidir. Adamotu morumsu çiçekleri olan, toprak üstünde yapraklı, kazık köklü, geniş kahverengi renkli, bazen 1 bazen 3 parçalı köklere sahip, koyu yeşil yapraklı ve küçük kırmızı bir elma gibi meyvaları olan bir bitkidir.
Adamotunun Faydaları: Başlıca özelliği uyuşturucu ve ağrı kesici olmasıdır. Cinsel isteği arttırır. Yatıştırıcı özelliği ile ağrıları dindirmeye yardımcı olmasının yanında halsizliği gidermeye ve spazmları çözmeye yardımcı olur.

Adaçayı

Adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye adları ile de  tanınır. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan  beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır. Ayrıca haşlanarak yapılan çayı kadınların göğüslerini büyütmekte de yararlıdır. İki çeşit adaçayı vardır.

1)Bahçe Adaçayı (Salvia officinalis):Gerçek Adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe Adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir.

2)Çayır Adaçayı (Salvia pratensis):Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir.
Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran’da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır.

Adaçayı, Bademcik iltihaplarına ve ülsere yardımcı:
Adaçayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.

Adaçayı, Kanı temizler, karaciğere dosttur.
Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır.
Çay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.
Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutlmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.
Adaçayı Sirkesi : Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.

Dikkat!!Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Acı Yonga

Anayurdu bilinmeyen; ama Kuzey Yarıküre’nin ılıman iklim kuşağında yaygın olarak yetişen, 15-60 cm. kadar boylanabilen, çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Ülkemizde de bazı nemli çayırlarda, otlaklarda ve orman kenarlarında görülmektedir. Hafif yassı, tüylü, dallara ayrılan yapıda yeşil renkli gövdesi; 7-11 loplu, dairemsi biçimde, kenarları dişli ve yeşil ya da mavi-yeşil renkli yaprakları vardır.
Latince de Lignum Quassiae diye adlandırılır. Acı Yonga iştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü olarak kullanılır.

Acı Elma Yağı

Acı elma yağı; Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.  
Elma Yağı: Anadolu adaçayı (Salvia triloba L.) türünün yapraklı ve çiçekli dallarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. Ülkemizde özellikle Muğla ve Fethiye bölgelerinde elde edilmektedir. Sarımsı veya renksiz, özel kokulu ve yakıcı lezzetli bir sıvı olup %60 kadar sineol taşımaktadır. Gaz söktürücü, sindirim düzenleyici, ter kesici ve idrar arttırıcı özellikleri vardır. Dahilen küçük miktarlarda (günde 3-5 damla), 1 fincan suya damlatılarak içilir. Yüksek miktarlarda zararlıdır. Haricen yara iyi edici, antiseptik ve karın ağrısına veya gaz söktürmek için kullanılmaktadır.
Bu yağa “Elma Yağı” denmesinin nedeni, bu yağın elde edildiği Salvia triloba türünün bazı dalları üzerinde, küçük bir elmayı andıran, esmer-yeşil renkli mazıların bulunmasıdır.

Sonraki yazılar »