| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Dudakların Yapısı ve Yanaklar

Dudaklar kimilerinde doğuştan yani ailesel olarak ince ve belirsizdir. Kimilerinde ise yaşlanmaya bağlı olarak dokuların erimesiyle incelir, dolgunluk ve diriliğini kaybeder. Dokuların gevşekliği ve dolgunluğunun azalması yüzdeki deri, kas ve yağ miktarlarının azalması ve erimesi sonucudur.

Yüz derisi ve bununla beraber diğer yapılar; yanaklar, boyun derisi, göz kapakları, kaşlar ve tabii ki dudaklar yerçekimi ile aşağı doğru sarkar. Dudakların sarkması ile bu tip hastalarda güldükleri ve konuştukları zaman alt dişler görünür hale gelir ki bu bir yaşlılık ifadesidir. Gençlerinse güldükleri ve konuştuklarında üst dişleri görünür haldedir ve alt dişleri görünmez.

Ağız boşluğunu önden sınırlayan dudaklar, kas ve zardan yapılmıştır. Dış yüzü deri ile iç yüzü ise mukoza ile örtülüdür. Dudaklarda çok sayıda gll. Labiales denilen küçük tükürük bezleri bulunur. Dudaklar iki tane olup, üstekine üst dudak (labium oris superior), alttakine ise alt dudak (labium oris inferior) adı verilir.

Dudaklar çok sayıda sinirle desteklendiğinden hassas bir yapısı vardır. Çocuklar meme emdiklerinden daha kalın dudaklara sahiptirler. Dudakların kapanarak birleştikleri yerlere “dudak birleşme yeri” yani Latince olarak “commisura labiorum” adı verilir. Serbest kenarlarının yanlarda birleştikleri yerlere ise “angulus oris” denir. Bu serbest kenarlar ağız deliğini (rima oris) çevrelerler.

Dudakların çevresinde bulunan kaslar (muskulus orbicularis oris) dudakları bir çok şekle sokarak üflemeye, bir çok sesi çıkarmaya ve yemek yerken besinleri ağzımızdan tutmaya yardımcı olurlar.

Yanaklar (Buca): Ağız giriş boşluğunun yanlarında bulunmaktadır. Dış yüzü deri ile, iç yüzü mukoza ile örtülüdür. Yanakta bulunan musculus buccinatorius kası ile dudaklarda bulunan musculus orbicularis oris kasları üfleme, emme, öpüşme ve besin maddelerinin ağız girişinden itibaren ağız boşluğuna doğru gitme fonksiyonlarına yardımcı olurlar.

DUDAKLARINIZLA BÜYÜLEYİN

Temel prensip şudur: Parlayan renkler dudakları daha büyük gösterir.

Dolgunluk hilesi: Rujun tonundaki dudak kalemiyle dudak konturunuzu ince bir çizgiyle belirginleştirin. Dudak köşelerini unutmayın. Buradan başlayarak boyayı dudak fırçası yardımıyla ortaya doğru sürmeye başlayın. Son olarak, rujun üstüne şeffaf parlatıcı sürün.

AIDS

1-AIDS NEDİR?

AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome), HIV virüsü nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır.
AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde keşfedilmiştir. Keşfiyle birlikte birçok kişinin ölümüne sebep olan AİDS hızla yayılmaya devam etmiştir. Ölümcül bir hastalık olan AİDS için birçok araştırma yapılmasına rağmen kesin olarak bir tedavi yöntemi bulunmamıştır. Bilim adamları AIDS’le savaşabilmenin diğer yollarını aramaya devam etmektedirler. Son yıllarda bu konuda büyük gelişme kaydedilmiştir. AIDS’e karşı korunmak için aşıların testleri halen deneysel aşamadadır. 1990 yılının başlarından itibaren bu konuda başarılı sonuçlar kaydedilmektedir.

AIDS ve HIV Hakkında:
* Kadınlarda ve erkeklerde, yani her iki cinste de görülebilmektedir .
* Kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle hızla yayılabilmektedir.
* Her yaştaki insanlarda görülebilir
* HIV / AIDS in henüz koruyucu bir aşısı da mevcut değildir
* HIV / AIDS in kesin tedavisi halen yoktur

AIDS 40 milyonu aşkın insanı ırk, cins, yaş, zengin, fakir gözetmeksizin etkileyen bir hastalıktır. Tespit edildiği 25 yıldan bu yana 30 milyona yaklaşan insanın ölümüne sebep olmuştur.

AIDS Nasıl Bulaşır?
* Kan yoluyla: HIV / AIDS li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir
* Cinsel ilişki: Kanında HIV taşıyan kişiyle cinsel ilişkide ( vajinal, anal veya oral ) bulunmakla HIV bulaşabilir
HIV / AIDS li anneden gebeliği süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir. Daha az oranda olmakla beraber annenin bebeği emzirmesiyle ( anne sütüyle ) bebeğe HIV bulaşabilir

AIDS ‘in En Fazla Görüldüğü yaşlar ve cinsiyet Devamını oku

Dişlerimizin Yapısı ve Hastalıklar

Diş Eti (Periodontal) Hastalıklarının Sebebi: Periodontal Hastalık, dişe tutunan yapışkan bir bakteri plağının o dişin çevresindeki kemik ve diş etinde sebep olduğu infeksiyondur. Bu bakteri plağı, diş etlerinizi tahriş eden toksinler (zehirler) üretir.

Dişlerin Yapısı, Dişlerin yapısında içten dışa doğru aşağıdaki oluşumlar vardır.

Diş boşluğu ve diş pulpası: Dişlerin ortasındaki boşluğa cavitas dentis adı verilir. Bu boşluk dişlerin corona kısmında cavitas corona, daralarak devam ettiği kök kısmında ise canalis radix dentis adını alır.

Boşluk köklerin ucunda bir delikle sonlanır. Diş boşluğunun içi diş pulpası (diş özü) denen yumuşak bir bağ doku ile doludur. Diş özü içinde dişlere ait damarlar ve sinirler bulunur. Dişin besleyici bölümüdür. Dişin çürümesi nedeniyle duyduğumuz acı hissini veren sinir uçları burada yer alır.

Dentium (Substantia eburnea) Devamını oku

Diş Bozukluğu ve Parmak Emme

Kalıtsal Nedenlerden Oluşan Dişsel Anomaliler

*Kalıtıma bağlı oluşan dişsel anomaliler şu şekilde sıralanabilir:

*Dişlerin çapraşıklığı veya dişler arasında aralıklar

*Eksik veya fazla dişler

*Şekli veya boyutları anormal dişler

*Yanlış yerden süren dişler

Parmak emme bebeklerin normal davranışları arasındadır. Ama bu uzun süre tekrarlanıyorsa bebeklerinize dikkat etmelisiniz. Ortodontik problemlerin başlıca nedenlerinden biri olan “parmak emme” yeni doğan bebeklerde oldukça gelişmiştir. Emme alışkanlığını tatmin edememiş bir bebek bunu alışkanlık haline getirebilir. 9 ila 18 ay anne sütüyle beslenen bebeklerde bu problemle oluşmamaktadır.

Yapılan araştırmalara göre parmak emmenin Devamını oku

Direksiyon hakimiyeti genetikmiş!

ABD’Lİ bilim adamları, direksiyon başında iyi performans gösteremeyen sürücülerin genetik olarak farklı bir yapıda olduklarını ortaya çıkardı.

Bu farklı genetik yapıya sahip olanların sürücülük yetenekleri öteki yapıdakilere göre yüzde 20 oranında daha kötü.

California Üniversitesi’nce yapılan araştırma, Devamını oku

Yine Terliyoruz

Yaz mevsiminde daha belirgin hale gelen aşırı terleme problemi hem fiziksel hem de ruhsal sorunlara yol açıyor. Kişiyi olduğu kadar çevresindekileri da rahatsız eden aşırı terleme, sıcak yaz günlerinin en sık karşılaşılan sorunlarından biri. Kişisel bakım ve hijyenik önlemlerle azaltılabilse de tamamen düzelmeyen aşırı terleme, özgüven eksikliğine ve sosyal çekingenliğe neden olabiliyor. Normalde vücut metre Devamını oku

40 yaş üstü erkeklere uyarılar

SağlıkBakanlığı tarafından yapılan açıklama da Türkiye’de koroner kalp hastaliklarindan ölüm oraninin tüm ölümler içinde yüzde 43 oraniyla ilk sirada yer aldigina dikkat çekilerek, bu ölümlerin önemli bir bölümünün 41-58 yas grubundaki erkeklerde gerçeklestigi bildirildi.

Koroner kalp hastaliklarinin erkeklerde kadinlara oranla daha erken yaslarda görüldügüne isaret edilen açiklamada, yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanimi, sismanlik, hareketsiz yasam tarzi, diyabet ve bilinçsiz beslenmenin özellikle erkeklerde kalp-damar hastaliklarina yakalanma riskini artiran faktörlerin basinda geldigi vurgulandi.

Türkiye’de erkeklerin karşılaştıkları sağlık risklerinin başında koroner kalp hastalıkları geliyor.

Hastalığa yakalanma riskini artıran nedenler ise yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, hareketsiz yaşam, diyabet ve bilinçsiz beslenme. Devamını oku

Sonraki yazılar »