| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Anne Sütüyle Beslenme

--Anne Sütü Beslenme--

--Anne Sütü Beslenme--

Anne sütü ile ilk yaş doğumdan hemen emzirmeye başlayan normal yenidoğanda ek gıdaya genellikle gerek yoktur. Kolostrum ilk 24 saatte özellikle 46 saat içinde bebeğin ihtiyacını karşılamakta ve her annede süt volümü ilk 15 günde 400-500 ml’ye erişmektedir. Son yıllarda anne sütü verme oranının arttığı ve verme süresini uzadığı bildirilmektedir. Bununla beraber, anne sütü verilemeyecek olan yenidoğanlarla riskli bebeklerde iyi bir beslenme sağlamak için bilinçli ve yeterli bir yapay beslenme, yapılmalıdır. Kullanılacak Devamını oku

Bebek & Sağlıklı Beslenme

--Bebek Beslenmesi--

--Bebek Beslenmesi--

Bebeklerin anne sütü ile beslenmeri en doğal haklarıdır. Ayrıca sağlıklı büyüme ve gelişme için en güvenli besin anne sütüdür. Bunun sağlanması için elden gelen her türlü çaba gösterilmli ve zorunlu olmadıkça ek gıdaya geçilmemelidir. Avrupa beslenme komisyonunun “doğumdan sonra beslenme” ile ilgilili önerileri şöyledir ;

* Doğumda emzirmeye hemen başlanmalıdır.

* İlk saat içinde emzirilmeye başlanan Devamını oku

Sigaranın Bebek Gelişimine Etkileri

Sigaranın genel olarak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, mesane kanseri, mide-barsak kanserleri ve rahim ağzı kanseri gibi birçok hastalığın riskini artırdığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının, sakatlık ihtimalinin, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla olduğu bildirildi.
Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, bağımlılık yaratan tüm maddeler arasında, sağlığı ve yaşam dengesini bozan, en fazla ölüm ve hastalıklara neden olan maddenin sigara olduğunu söyledi.
Kıyas Güngör, gelişmiş ülkelerde sigara tüketiminin giderek azaldığını, fakir ve gelişmekte olan ülkelerde ise sigara tüketiminin giderek artığını, Türkiye’nin dünya genelinde sigara tüketiminde 7. sırada yer aldığını belirtti.
Sigara tüketiminden en çok zarar görenlerin anne karnındaki bebekler olduğunu ifade eden Güngör, şöyle konuştu:
“Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının sakatlık ihtimali, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla. Sigara kullanan hamilelerin doğan bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre yaklaşık yüzde 10-15 eksik kilolu ve aynı oranda zeka eksikliğiyle doğmaktadır. Sigara içen annelerde düşük olur, anne sütü azalır. Ani bebek ölümleri olabilir. Bebeklerin beyin ve akciğerleri zarar görür. Sigara bebekte sinüzit, rinit, kronik solunum problemleri (öksürük, geniz akıntısı) yapar. Sigara içen kadınlar, içmeyen kadınlardan 10 yaş fazla ihtiyarlamaktadır. Sigara içen kadınlarda kısırlık 10 kat fazladır. Sigara tiryakisi erkeklerin genlerinden P54 geni yok olduğu için çocuklarının ileri yaşlarda kanser olma ihtimali hiç sigara içmemiş bir babanın çocuklarına göre 5 kat fazladır.”
Güngör, sigaraya başlama yaşının 10 yaşın altına kadar indiğini, bunun büyük tehlikeyi açıkça gösterdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“’Evde sigara içme özgürlüğü vardır. Ancak çocuklarımıza zararı dokunduğu için bu özgürlük değildir. Anne ve babalara sesleniyorum; ‘Geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın hayatlarını karartmayın. Çocuklarımızın vitrin olarak gördükleri sizler sigarayla onlara kötü görüntü vermeyin. Onların nikotin zehrine değil, vitamine, besine ve sevgiye ihtiyaçları var. Onları bu insanlık düşmanı ile zehirlemeyelim.”
Sigaranın Kısa Süreli Etkileri
Bunlar, sigara içildiği anda vücuda giren nikotin ve karbonmonoksitin yarattığı anlık etkilerdir. Nikotin bronşları kasıcı etkisiyle akciğerlere daha az hava girmesine, damarları kasıcı etkisiyle damariçi basıncın yani tansiyonun yükselmesine, kalbe etkisiyle nabzın hızlanmasına neden olur. Karbonmonoksit ise alyuvarların içinde bulunan hemoglobin adlı molekülün oksijen taşımaktan sorumlu bölgelerini işgal ederek kanın oksijen miktarının azalmasına yolaçar.
Bu kısa vadeli etkiler tek bir sigara içilmesinde bile, hatta çok sigara dumanı bulunan ortamlarda sigara içmeyen kişilerde bile görülen etkilerdir. Normal bir birey bu kısa süreli etkileri kolayca tolere edebilir. Ancak anne adayının karnındaki bebeğinin de oksijen ihtiyaçları gözönünde bulundurulursa bir tek sigaranın yarattığı hipoksi (oksijen azlığı) ve hipertansiyon (tansiyon yüksekliği) bile bebeğe daha az kan ve daha az oksijen gitmesine neden olabilir. Bu durumun günde bir paket sigara içen bir anne adayında 20 kez tekrarlaması, fetusun ilerleyici bir şekilde oksijensiz kalmasına ve olumsuz değişiklikler meydana gelmesine neden olabilir
Sigaranın Uzun vadeli etkiler
Sigara içenlerde uzun vadeli etkiler bir yandan kısa vadeli etkilerin birikici özelliklerine, öte yandan sigaranın içinde bulunan ziftin akciğerlere çökmesine (kronik bronşit gelişimi), sigaranın içerdiği kurşun gibi zehirlerin solunum yolunu döşeyen hücrelerde anormal değişiklikler göstermesine (kanser riskinde artış), toksik maddelerin damarlarda yaptığı hasarlar neticesinde ateroskleroz (damar sertliği) meydana gelmesine (koroner kalp hastalığı riskinde artış), genel olarak sigara alışkanlığının iştahı azaltıcı, C vitaminini tüketici etkileri nedeniyle uzun vadede beslenme bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkmasına bağlı olarak meydana gelir.
Uzun zamandan beri sigara içen insanlarda akciğerlerin hava taşıma kapasitesi azalmıştır ve en ufak bir zorlamayla nabızda artma ve nefes darlığı ortaya çıkar. Çok uzun zamandan beri sigara içenlerde akciğer ve diğer solunum yolu kanserlerine ve hatta mesane gibi diğer organ kanserlerine eğilim artar. Yine bu kişilerde damar sertliğine bağlı koroner kalp hastalıkları ve diğer hastalıklara (felç gibi) eğilim artmıştır.
sigara içen annelerde düşük riski artar…
sigara içen annelerde erken doğum tehdidi ve erken doğum riski artar…
sigara içen annelerde erken membran rüptürü (su kesesinin erken açılması) riski artar…
sigara içen annelerde intrauterin gelişme geriliği, düşük doğum tartılı bebek doğurma riski artar…
sigara içen annelerde gebelikte kanama riski (özellikle ablatio placenta ve placenta previa adlı iki duruma bağlı) artar…
sigara içen annelerde inutero mort fetal (bebeğin karında ölmesi) riski artar…
sigara içen annelerde bebeğin yenidoğan döneminde ölme riski artar…
sigara içen annelerde solunum problemleri nedeniyle doğumun ikinci evresinde etkin ıkınamama ve buna bağlı vakum ve sezaryan ile doğum riski artar…
sigara içen annelerde lohusalıkta süt miktarı azalır…
sigara içen annelerde sütün C vitamini seviyesi ve bebeği besleyici etkileri azalır…
sigara içen annelerde bebeğin yakınında sigara içilmesi bebekte pnomoni ve bronşit riskini artırır…

Sigaranın genel olarak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, mesane kanseri, mide-barsak kanserleri ve rahim ağzı kanseri gibi birçok hastalığın riskini artırdığı birçok çalışmada gösterilmiştir. Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının, sakatlık ihtimalinin, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla olduğu bildirildi.

Sigarayla Savaşanlar Vakfı Başkan Yardımcısı Kıyas Güngör, bağımlılık yaratan tüm maddeler arasında, sağlığı ve yaşam dengesini bozan, en fazla ölüm ve hastalıklara neden olan maddenin sigara olduğunu söyledi.

Kıyas Güngör, gelişmiş ülkelerde sigara tüketiminin giderek azaldığını, fakir ve gelişmekte olan ülkelerde ise sigara tüketiminin giderek artığını, Türkiye’nin dünya genelinde sigara tüketiminde 7. sırada yer aldığını belirtti.

Sigara tüketiminden en çok zarar görenlerin anne karnındaki bebekler olduğunu ifade eden Güngör, şöyle konuştu:

“Sigara içen annelerin doğacak çocuklarının sakatlık ihtimali, içmeyen annelere göre yüzde 65 daha fazla. Sigara kullanan hamilelerin Devamını oku

Çocuklarda D Vitamini

D vitamini hangi besinlerde bulunur?

D vitamini besinler yoluylada alınabilir. Balık yağı, süt ve süt ürünleri, sardalya, uskumru, somon, ton balığı, yumurta sarısı, tereyağı, yulaf ezmesi gibi besinlerde D vitamini bulunur. D vitamini içeren besinlerde D vitamini etkin halde bulunmaz, önce karaciğer sonra böbrek tarafından iki aşamada aktif hale dönüşür. Ancak beslenmeyle D vitamini gereksinimini karşılamak oldukça zordur.

D vitamini

D vitamini

ABD Pediatri Akademisi, çocuklarda raşitizmin önlenmesi amacıyla günlük D vitamini dozunun iki katına çıkarılmasını tavsiye etti.

CHICAGO – Amerikan Pediatri Akademisi’nden doktor Frank Greer yaptığı açıklamada, “çocukların her gün ihtiyaç duyduğu D vitamini dozunun iki katına çıkarılmasını tavsiye ettiklerini, çünkü kanıtların çocukların ömürleri boyunca bunun faydasını göreceğini gösterdiğini” ifade etti.

Frank Greer, vitamin takviyesinin önemli olduğunu çünkü birçok çocuğun yalnızca beslenmeyle yeterli D vitamini alamadığını belirtti.

Akademinin doktorlarından Carol Wagner de, emzirmenin bebekler için en iyi beslenme kaynağı olmasına rağmen emzirilen bebeklere de D vitamini takviyesi yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Akademi bu tavsiyesi kapsamında çocuklara, doğdukları günden itibaren günde 400 birim D vitamini verilmesini istiyor.

Uzmanlar çocukluk döneminde yapılan D vitamini takviyesinin ileri yaşlardaki kemik erimesi riskini azaltabileceğini de belirtiyor.

D Vitamini Yararları

Günlük D vitamini ihtiyacı yetişkinler için 400 IU dur.

Kemik ve dişlerin güçlenmesini sağlar. Kalsiyum ve fosforun emilimi için gereklidir. Sinir sistemi, bağışıklık ve  bazı hormonlarin düzenlenmesinde görev alir.

Güçlü kemik yapısı için yaşlı insanların kalsiyum ile birlikte D vitamini almalarıda önerilmektedir.

D vitamini eksikliği kemik ve kas  güçsüzlügüne sebep olur.

Bebeklerde ve çocuklarda D vitamini eksikliği ; Bebekler ve 5 yaşaltı çocuklar için D vitamini oldukça önemlidir. Eksiklik durumunda vücut kalsiyumu kullanamaz ve raşitzm meydana gelir.

Menopoza bağlı osteoporozda kalça ve omurga kırıklarını engellemek için sadece kalsiyum almak yeterli değildir. Kalsiyumun emilimi için D vitamini de gereklidir. D vitamini kalsiyumun emilimini %65 oranında artırmaktadır.

Antiasitler ve bazı kolesterol ilaçları D vitamini emilimini etkiler. Devamını oku

Bebeklerinize Mama mı Arıyorsunuz?

Bebek için en iyi gıda anne sütüdür. Bebekler 6 aylık iken ağızları yarı katı gıdaları kabul etmeye uygun hale gelir. Dişler belirginleşir ve dil artık katı gıdaları dışarı atma refleksini kaybeder. Mide ve barsak sistemleri nişastayı daha iyi hazmetmeye başlar.Ek beslenmeye bebek 6 aylık olduğunda başlayın!

Bebeklere Uygun Mamalar

Bebeklere Uygun Mamalar

Bu süre annenin ve bebeğin sağlık durumuna göre değişebilir. Anne sütü bebeğin beslenmesi için her zaman yeterli olmayabilir. O zaman bebeği doktorun önereceği ve anne sütüne yakın özellikler taşıyan bir mama ile beslemek gerekir. Formülü, bir bebeğin tüm beslenme gereksinmesini karşılayacak şekilde hazırlanmış anne sütüne yakın özellikler taşıyan bir bebek mamasının aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekir. Devamını oku

Çocuklukta İştime Bozuklukları

Bebek 2-3 aylıkken çevresindeki ani seslere normal olarak tepki gösterir. Bu gibi durumlarda irkilip irkilmediğine. dikkat etmek gerekir. Aynca zil, çıngırak, çan gibi nesnelerle ses çıkanlarak bu görüntülere gösterdiği tepki izlenir. Eğer işitme yeteneği normalse, bebek başını sesin geldiği yöne çevirecektir.

Sonraki aylarda anne baba ses çıkarmaya başlayıp başlamadığına ve değişik seslere nasıl tepki verdiğine dikkat etmelidir.
Bebeğin en azından yatar konumda sesin geliş yönünü ayırt edip edemediğini saptamak için şöyle bir yöntem uygulanabilir.

 Anne bebeği kucağında tutarken, ikinci bir kişi bebeğin dikkatini çekmek üzere karşısına” geçer; üçüncü bir kişi de annenin hemen arkasında durarak değişik sıklık ve şiddette bazen sağ, bazen sol tarafta sesler çıkarır. İşitme yeteneği normal olan bir çocuk başını sesin geldiği tarafa, yani sağa ya da sola çevirecektir.

Üç yaşma yaklaşan çocuklarda deneme daha basittir. Çocuğa “Adın ne?” gibi sorular yöneltilir ya da “Bu oyuncağı al!”, “Elini kaldır!” gibi emirler verilir.

Daha büyük çocukların Önce sağ kulağına Devamını oku

Bebekler İçin Uygun Beslenme

YOĞURT: Özellikle yaz aylarında buzdolabı bulunmayan köysel bölgelerde sütü saklamak güçtür. Bundan dolayı sütten hemen yoğurt yapılır. İyi yapılmış yoğurtta patojen mikroplar çoğalamaz ve yoğurt buzdolabı dışında beklemekle bozulmaz. Yoğurt, bebeğin beslenmesinde süt yerine kullanılabilir. Yoğurt iyice çırpılarak süt gibi sulandırılıp şeker eklenerek hazırlanabilir.

Sağlıklı Bebeklerin Beslenmesi

Sağlıklı Bebeklerin Beslenmesi

SÜT: Belirli özellikleri taşıması nedeni ile yeni doğan çocuğa en uygun besin süttür. Süt, memeli hayvanlar tarafından yavrularının beslenmesi için salgılanır. Her hayvanın salgıladığı süt kendi yavrusu için en uygun besindir. Çünkü o süt bileşim yönünden o yavrunun büyüme hızı ve sindirim sistemi özelliklerine uygundur. Değişik hayvanların sütü bileşim ve miktar yönünden farklıdır. Devamını oku

Sonraki yazılar »