| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Göz kasılmaları’nın Psikoliye Zararı

Blefarospazm gözkapaklarının istemsiz kasılması ile oluşan bir rahatsızlık. Bu kasılmalar o kadar şiddetli olabiliyor ki hastaların gözlerini açmaları mümkün olmayabiliyor ve hastalar günlük işlerini tek başlarına yapamayacak hale gelebiliyorlar.

Bu sorun kadınlarda daha sık görülür genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Nedeni gözkapaklarını kapatan kasların hastanın iradesi dışında aşırı biçimde kasılmasıdır. Bu yüzden hasta istemese bile gözkapakları kapanır. Hastalar günlük hayatlarını sürdürmekte zorluk çeker başkasının yardımına ihtiyaç duyarlar. Tedavi için Devamını oku

Arpacık

Sık karşılaşılan bir göz sorunudur. Nadiren cerrahi girişimler gerektirmekle birlikte, genellikle antibiyotik uygulamasıyla ve öteki basit yöntemlerle iyileştirilebilmektedir. Arpacık, etkilediği gözkapağı bezlerine göre ikiye ayrılır. Gözkapağının dışında kirpiklere bağlı yağ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan yağı sebum salgılarlar.
Arpacık daha çok, derileri kuru ve egzamaya eğilimlilerde görülür. Kepek ve pullanma bu koşullarda ortaya çıkar ve arpacık bunların etkisiyle oluşur. Diğer enfeksiyonlarda olduğu gibi, genel olarak beden sağlığının bozuk olması ve direnç düşüklüğü de arpacığın sık görülmesine neden olur.
Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde kalan bakteriler “dış” arpacığa neden olurlar.Gözkapağının içinde ise, “meibom bezleri” denen bir dizi bez daha vardır. Bunlar da yağ bezleridir, ancak kirpiklerle bağlantılı değillerdir, gözkapağının arka yüzüne açılırlar. Burada oluşan bir tıkanıklık ve enfeksiyon da “iç” arpacığa neden olur.
Arpacık ortaya çıkmadan birkaç gün önce gözde kaşınma ve batma hissi başlar. Arpacık bir iki günde ortaya çıkar. Küçük, ağrılı bir nokta biçiminde başlar; sonra şişerek belirgin kırmızı bir püstül içi irin dolu kabarcık halini alır. Dış arpacık kolayca tanınır. Ama iç arpacığın görülmesi için gözkapağını dışa doğru çevirmek gerekir. Şişen meibom bezi gözkapağını gerdiğinden iç arpacık, dış arpacıktan daha ağrılıdır.
Arpacıkla birlikte gözkapağındaki ağrı ve batma hissi artar. Işık ağrıyı artırır fotofobi ve göz sürekli sulanır. Fotofobi, göz sulanması ve sürekli burnunu çekme, çocukta, kızamık gibi daha ciddi bir hastalığı akla getirebilir
Yeterince erken anlaşılırsa, antibiyotikli merhem ya da damlalar arpacık oluşumunu önleyebilir. Ancak, çoğunlukla tanıdan önce püstülağızlaşma oluşur ve antibiyotikler etkisiz kalır. Tek tedavi, oluşan iltihabın boşalmasını sağlamaktır. Sıcak kompres, kan akımını artırıp gözkapağını yumuşatarak ağrıyı azaltır ve enfeksiyonun iyileşmesini kolaylaştırır. Basit bir sıcak kompres, tahta bir kaşığın çevresine pamuklu bir kumaş ya da pamuk sarıp sıcak suyun altına tutularak yapılabilir. Su dayanılabilir sıcaklıkta olmalı ve kaşık her seferinde kapalı göz üstünde en az 10 dakika tutulmalıdır. Dış arpacığın yerleştiği kıl kökü kolayca fark edilir. Kirpik bir cımbızla alınırsa, arpacık kendiliğinden boşalır, ağrı ve şişlik azalır.
İç arpacığın tedavisi daha zordur. Enfekte olan meibom bezi dışarı açılmaya çalışır ama kalın gözkapağını delemez. Sonunda akyuvarlar enfeksiyonun üstesinden gelir ve belirtiler ortadan kalkar ancak geride mikropsuz bir iltihap kisti kalır. Meibom kisti, gözkapağının altında ağrısız, küçük bir kitle halinde hissedilir ve ancak cerrahi girişimle çıkarılabilir. Lokal anestezi altında gözkapağı dışa çevrilerek kist alınır, çevresi temizlenir.
Gözü ovuşturmak, enfeksiyonu bulaştıracağı için arpacık olan hastalarda gözleri ovuşturmak zararlıdır. Kepeğin önlenmesi de önemlidir, çünkü arpacıkta rolü olduğu düşünülmektedir. Neden blefarit, yani gözkapağı iltihabı ise, uzun süreli antibiyotik tedavisi ve hafif kortizonlu damlalar etkili olabilir.
Birçok vakada neden bilinememektedir.

Göz Sağlığı & Lazer

   Laszer tedavisi ağrılı bir işlem mi?
Hayır, Göz damlalarla uyuşturulduğu için lazer tedavisi sırasında hiç ağrı, acı duymuyorsunuz.
Laser tedavisi ne kadar sürüyor? Bir göz 4-5 dakika sürüyor. Laser ışının uygulandığı süre saniyeler mertebesinde. Sonuçlar ne kadar başarılı? Genel istatistiklere göre laser olan hastaların yaklaşık 97 si ehliyet alabilecek bir görmeye sahip oluyorlar. Bizim istatistiklerimize göre ise göz tembelliği olmayan hastalarımızın tamamı tek uygulamayla ehliyet alabilecek görmeye kavuşuyorlar. Genel kanının aksine göz numaraları ne kadar düşükse tek müdahele ile tam düzelme ihtimali o kadar yüksektir.
Laser tedavisinde körlük riski var mı?
Hayır, böyle bir risk yok. Körlük ancak gözün arkasındaki retina tabakasının, görme sinirinin ya da beynin görme merkezinin zarar görmesiyle oluşur. Oysa excimer laser tedavisi ve LASIK gözün arkasına değil önünde bulunan kornea tabakasına uygulanır. Kornea tabakanız tamamen harap olsa bile -ki böyle bir durum olamaz- değiştirilebilir.
Göz tedavisinde kullanılan pek çok çeşit laser var. Şeker hastalığı, yaşa bağlı görme merkezi dejeneransı ve damar tıkanıklığına bağlı retina hasarlarında da başka tür laser uygulanmaktadır ve bu hastalar retina hastalıklarının ağırlığı nedeniyle kör olabilmektedirler. Genellikle bu farklı laser müdahaleleri karıştırılmaktadır. Ayrıca ağır miyopisi olanlarda da laser tedavisine bağlı olmadan, göz yapısından kaynaklanan retina problemleri fazla olmaktadır. Bunlar da körlüğe yol açabilmektedir. Bunların hiç birinin Excimer laser, LASIK tedavisiyle alakası yoktur.
Uzun dönemde LASIKin herhangi bir negatif sonucu var mı?
Excimer laser dünyada 1981den beri refraktif cerrahide kullanılmaktadır ve şimdiye kadar hiç bir kısa ve uzun dönem göz hasarı bildirilmemiştir.
Sonucu hemen görebilecek miyim?
Hastaların çoğu laser tedavisinden hemen sonra görüşlerinde iyileşme farkederler. Tedaviden hemen sonra görüş suyun arkasından bakıyor gibidir. 4 saat sonra daha net bir görüş olur. Ertesi gün de genellikle sonucun 80ine ulaşılır. Kalan 20 iyileşme ise genellikle 1-2 hafta içinde olur.
LASIK tedavisi sonrası kısıtlamalar var mı?
15 gün gözlerin oğuşturulmaması, 3 gün gözleri deniz ve havuza sokmamak gereklidir.
Ne zaman işe başlayabilirim?
Hastaların çoğu ertesi gün normal aktivitelerine dönebilirler.
Ne zaman araba kullanabilirim?
Hastaların çoğu ertesi gün gözlüksüz ve kontakt lenssiz araba kullanabilirler. Ayrıca ek bilgi olarak da ehliyet sınavını gözlüksüz geçebilirler.
Düzelme kalıcı olacak mı?
LASIK tedavisi kalıcı bir tedavidir. Kornea stabil bir doku olduğu için laserle üzerinde yapılan değişiklikler kalıcıdır. Nadiren bazı kişilerde yapılan düzeltmede minimal bir gerileme olabilir. Bu da eğer gerekirse LASIKle tekrar düzeltilebilir.
Lazer tedavisi olduktan sonra numaraların geri geldiğini duyuyoruz, bu doğru mu?
Evet doğru duymuşsunuzdur. PRK yönteminin uygulandığı kişilerin bir kısmında numaralarda bir miktar geri gelme görülebilir. LASIK te ise yüksek numaralarda 6 aya kadar minimal bir gerileme görülebilir, uygulama bu durum göz önüne alınarak hesaplanmalıdır.
Lazer tedavisi olduktan sonra ilerde hipermetrop olunduğunu duydum. Doğru mu?
Hayır, doğru değil. Bu konuyla ilgili halk arasında bir yanlış anlama var. Lazer tedavisi olsun veya olmasın her insanda 40 yaşını geçtikten sonra yakını görme güçlüğü başlar. Biz tıpta buna presbiyopi diyoruz. Presbiyopide hipermetropi gibi + yani ince kenarlı mercekli gözlük kullanıldığı için presbiyopi ve hipermetropi birbirine karıştırılıyor. Presbiyopi ile hipermetropi arasındaki önemli farklardan biri hipermetropların + gözlüklerini sürekli takmaları gerekirken presbiyopların sadece yakın için bu gözlüğe ihtiyaç duymalarıdır.
Eğer hipermetropi ile kast edilen presbiyopi ise laser tedavisinin bu doğal proses üzerinde bir etkisi yoktur. Çünkü presbiyopi göz merceğinin odaklama işlevinin azalmasından kaynaklanır oysa laser tedavisi kornea üzerinde yapılan bir odaklama ayarıdır.
Bununla birlikte bilinmesi gereken bir nokta vardır. Bu da 1-2 derece miyop olan kişilerin odak noktaları normal insanlardan daha yakına ayarlı olduğu için yaşlanmayla ortaya çıkan presbiyopi odak noktalarını uzaklaştırsa da yine de yakını görmelerine engel olmaz. Yani kişi eğer 1 veya 2 derece miyopsa presbiyopi için yakın gözlüğü takmasına gerek kalmaz. Uzağı net görmek için taktığı gözlüğünü yakına bakarken çıkarıp okuyabilir.
Bu durumu anlamak için şöyle bir hesabı bilmekte yarar vardır:
Uzağı çok iyi gören 40 yaşında birisi yakını net görmek için +1 gözlük kullanırken 50 yaşında birisi +2 yakın gözlüğü kullanır. Buna karşılık -1 miyopu olan kişinin ise 40 yaşında +1-1=0 hiç yakın gözlüğüne ihtiyacı yoktur. Aynı kişi 50 yaşında +2-1=+1 yakın gözlüğü takar. Dolayısıyla 40-50 yaşlarında -1 veya -2 göz bozukluğu olan kişilerin laser tedavisiyle miyoplarının tam düzeltilmesi eğer yakın görmeleri önemliyse pek uygun değildir. 40 yaşın üstünde olup hem yakın hem de uzak gözlüğe bağımlılıktan kurtulmak isteyenler laserle monovizyon yöntemiyle bunu sağlıyabilirler.
40 yaşın altında yakın görmeyle ilgili bir problem olmadığı için bu kişilerin miyopisi laser tedavisiyle tamamen düzeltilebilir. Böylece hem uzağı hem de yakını net görebilirler.
LASIK uygulamasının herhangi bir riski var mı?
Her girişimin riski vardır, doğal olarak LASIK in de vardır. Fakat bunlar minimaldir ve hiç bir zaman körlüğe ya da görmenin ciddi boyutlarda bozulmasına yol açmazlar.
Laser tedavisi sonrası kontakt lens kullanılamayacağı söyleniyor. Doğru mu?
Hayır. İsteyen dilediği renkli kontakt lensi kullanabilir.
Gözlüklerimden kurtulayım derken olan görmemi de kaybetmekten korkuyorum. Bu işi güvenli bir şekilde nasıl yaptırabilirim?
Doğru ellerde, doğru koşullarda, doğru hastaya yapıldığı zaman lazer tedavisinde risk yok denecek kadar azdır. Time dergisi doğru elleri tanımlarken saydam tabaka konusunda üst ihtisas yapmış göz cerrahlarının kötü bir durumla karşılaşma riskini en az 5 kez azalttığını yazmıştır. Doğru koşullar kesinlikle kampanya koşulları değildir. Eğer bir yerde Türk Tabip Odasının belirlediği fiyatların altında lazer uygulanıyorsa ne kadar ünlü ve süslü bir merkez olursa olsun buradan uzak durun. Bir uygulamanın ideal koşullarda yapılmasının belirli bir maliyeti vardır ve bu belirlenmiştir. Uygulama şartlarının denetlenmediği bir ülkede ticari kuruluşların karlarını azaltacağını düşünmek safça olur. Yaşam boyu görmenizi belirleyecek geri dönüşümsüz bir uygulamada tasarrufa kaçtığınıza ömür boyu pişman olabilirsiniz.
Laser tedavisi sonrası katarakt ameliyatı ya da başka göz ameliyatı olunamayacağı doğru mu?
Hayır, sadece katarakt ameliyatı öncesi yapay göziçi merceğinin gücünü hesaplarken dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bu konuda bizim dünyaca site edilen çalışmalarımız ve America Journal of Ophthalmology de yayınlanmış yayınımız var. Dileyen göz doktoru ve hastalara bu konuda daha ayrıntılı bilgi verebiliriz.
Bir kere laser tedavisi olunca tekrar laser olunamayacağını söylüyorlar. Bu doğru mu?
Hayır, tekrar laser tedavisi olunmasında herhangi bir sakınca yok. Hatta özellikle yüksek miyoplarda 6 ay beklenip ikinci laser uygulaması tercih edilebilir. Amerikalılar bunu golfe benzetiyorlar. Birincide deliğe yaklaşıp ikincide deliğe topu sokmak gibi. Hatta İngilizce bilenler için buna enhancement ya da touch-up diyorlar.
Laser tedavisi için çok farklı fiyatlar duyuyorum. Kafam karışıyor. Neyi araştırmalıyım?
İngilizcede bir söz vardır: You get what you pay for yani ne öderseniz onu alırsınız. İnsanların içinde ucuza bir şeyi satın alma isteği genellikle vardır, bu görmeniz gibi değerli bir şey olsa da aynı güdünün etkisi altında kalırsınız. Bu güdünüzün farkında olan sağlık tacirleri farkı anlamayacağınızı umarak kendilerince mümkün olan her türlü tasarrufa gitmeyi kazanç kabul ederler. Söz konusu bir ameliyat ta olsa onlar açısından ticaret ticarettir. Bu nedenle sizi çekmek için kampanyalar yaparlar. İşportadan aldığınız bir pantalonu beğenmezseniz atarsanız, ucuza aldığınız bluz iki yıkamada bozulursa giymezsiniz olur biter. Fakat ucuza gözlerinizi tedavi ettireyim derken başınıza gelebilecek problemlerden ne yazık ki bu kadar kolay ve ucuza kurtulamazsınız. Bu şartlarda laser tedavisi olmak sizi kornea naklinden tutun da sarılık, AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların kucağına bile itebilir. Değil Türkiye, Amerika da bile bu nedenlerle büyük cezalarla kapatılmış laser merkezleri bulunduğunu bilmekte yarar var.

Şaşılık

Şaşılıkta bir kaç çeşit sınıflama mevcut olmasına karşın, burada küçük yaşta ve ileri yaşta olan şaşılıktan bahsedeceğiz.

Küçük Yaşta Kaymalardan Kaynaklanan Şaşılık :
Nedenleri: Zor Doğum, Zor hamilelik dönemi veya Hamilelikte geçirilen ağır hastalıklar Annenin hamilelik sırasında bazı ilaçları kullanmasıAnne-baba ın Akraba olması Kan Bağı çook uzaktan bile olsa!
Küçük yaşta geçirilen ağır ve ateşli hastalıklar
Küçük yaşta geçirilen havaleler
Şiddetli Düşme
Görme bozukluğu olanlar
Ailede gözü kayan veya göz bozukluğu olanlar
Çeşitleri :
- Tek Gözde devamlı Kayma :
En sık rastlanan türdür. Genelde içe kayma şeklindedir ve kaymaya sıklıkla Hipermetropi veya Hipermetropik Astigmatizma eşlik eder.
Bazen de dışa kayma şeklindedir ve buna da genellikle Miyopi / Miyopik astigmatizma eşlik eder.
- İki Gözde Kayma: Bu çeşit kaymalarda anne-baba daha üzgündürler; halbuki iki gözün kayması daha kolay tedavi edilir.
- İki Gözde Arada Kayma
- Tek Gözde Arada Kayma
Bu son iki tür genelde daha kolay tedavi edilirler.
Tedavi : Nedene yöneliktir; ama burada en sık rastladığımız Tek Gözde Devamlı Kayma nın tedavisi üzerinde duracağız.
Her şeyde erken teşhis ve tedavi önemlidir. Şaşılık tedavisinde en önemlisi çocuğun Göz Doktoruna erken götürülmesidir; çünkü 1 yaşında 2 ayda düzeltilebilecek kayma, 4 yaşında 2 senede, 7 yaşında 3 senede, 10 yaşında 4 senede belki düzelebilir !!!
-Önce varsa görme kusuru düzeltilmeli ve gerekli gözlükler verilmelidir.
Sonra gerekirse kapama yapılmalıdır.
Eğer kapama yapılamazsa, göz bebeğini büyütücü ilaçlarla kapama etkisi sağlanmalıdır.
-Gerekirse özel aletlerle pleoptik tedavi uygulanmalıdır.
Yeterli olmayan durumlarda cerrahi müdahale yapılmalıdır. Ama şu nokta asla unutulmamalıdır:
Ameliyat ile estetik yönden kayma düzeltilir, fakat göz tembelliği ne yazık ki düzeltilemez!
İleri Yaşlarda Göz Kaymaları:
Genelde trafik kazası, darbe gibi travmalardan sonra veya Diyabet, Beyin veya Göz tümörleri gibi nedenlerden oluşurlar ve tedavileri nedene yöneliktir.

Çocuklarla Göz Yaralanmaları

   Uygun biçimde kullanimazsa pek çok oyun ve oyuncak çocuklar için tehlike arzetmektedirve bu oyuncakların kontrol dışı kullanılmaları, göze zarar verebilir.
Çocuklara oyuncak seçerken yaşlarını ve sorumluluk alma derecelerini gözönünde bulundurun. Özellikle çat- pat, dart ve oyuncak tabancaları satın almayın. Ayrıca çocukların kağıt külah içinden üfleyerek uzağa fırlattıkları kağıt parçaları ile oluşturdukları bir oyun ülkemizde çok yaygındır. Bu kağıt parçalarının içine iğne koyabilmektedirler. Bu çok tehlikelidir. Bu oyunu yasaklamalısınız.
Havaifişekler her yaş grubu için çok önemli bir göz yaralanması nedenidir.
Çocuklara makas gibi, kalem gibi tehlikeli olabilecek cisimleri nasıl kulianacaklarını öğretmelisiniz.
Çocukların tehlikeli bir oyun oynadıklarını gördüğünüzde bunları engellemelisiniz: Kartopu gibi, sönmemiş kireç kalıntılarına taş atmak gibi, şişelerle koşmak gibi.
Asla gözünüzü oğuşturmayın.Bu madde sadece çocuklar için değil tüm bireyler için geçerli bir maddedir. Gözlerinizi oğuşturmak yerine üst göz kapağını kirpiklerden tutarak alt göz kapağının derinliklerine kaçan kaçan cismi hareket ettirecek ve birkaç kez göz kırpmak ile cisim gözden çıkacaktır. Gözlerinizi açıp soğuk suyla gözü yıkamanız da yararlı olur. Eğer çıkaramazsanız, uğraşmayın ve hekime başvurun.
UNUTMAYIN erken, doğru tedavi ile görme korunur ancak yine unutmayın ki, korunma ve ilk yardım Çok daha önemlidir.

Körlük

   İster evde, ister okulda, ister işte, ister oyunda, nerede olursanız olun, görmenizi koruyacak her önlemi almalısınız.
İnsanlarda göre duyusunu kaybetme korkusu, yaşam ile eşdeğerdedir. Bu derece önemli bir duyu organı olan gözlerimizin sağlığı, çeşitli sebeplere bağlı olarak bozulabilir.
Günümüzde tedavi imkanı bulamadığımız veya sınırlı olarak yardım edebileceğimiz körlük nedenleri mevcuttur. Buna karşılık, önceden çaresiz modern alet ve yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Bu konuda en önemli noktalardan birisi, birçok göz hastalığının zamanında teşhis ve tedavi edilmesi ile körlüğün önlenebileceği gerçeğidir. Hastaların bu konuda duyarlı olması, en küçük bir şikayeti dikkate alması, en kıymetli organlarımızdan biri olan gözlerimiz için çok önemlidir. Özellikle periyodik göz kontrollerinin yapılması, birçok göz hastalığını henüz belirtileri başlamadan önlenmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.
Her yaşı ilgilendiren göz kazaları, hafif görme bozukluğundan gözün tüm kaybına kadar yol açabilmektedir. Bu durumlarda acil müdahale, gözün tamiri, iltihabı olayların önlenmesi ve kalıcı zararların oluşmasını engellemek açısından son derece önemlidir. Bu gibi kazaların göze bıraktığı sekellerin birçoğu günümüzde kornea nakli ve diğer modern cerrahi yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir.
Çocukluk çağında görme kaybına yol açan hatta hayati önemi olan bir hastalıkta göz içi tümörüdür. Bu hastalıkta da kalıtım faktörü önemlidir. Gözbebeğinde gri bir parlaklık ile fark edilir. Tümörün ilerlemesi gözün kaybına neden olabileceği gibi yanılma riski de mevcuttur. Erken teşhis hayati öneme sahiptir.
Yetişkinlerde diyabet, yüksek kolestrollü damar sertlikleri körlüğe neden olmaktadır.
Şeker hastalığı, gözde çeşitli bozukluklara yol açabilir. Göz enfeksiyonlarının sıklığı, göz adale felçleri, katarak gelişmesi diabete bağlı göz komplikasyonları arasında sayılabilir. En önemli komplikasyon ise, diabet sürecinin uzaması ve düzensiz kan şekeri seviyeleri ile orantılı olarak göz dibinde retina adını verdiğimiz görme tabakasında kanamalar ödem ve yeni damarlanmalar ile seyreden diabet retionopatisidir. Bu hastalıkta görme merkezinin kanama ve ödem ile etkilenmesi ile hastanın görmesi giderek azalır. Yeni damarların çatlaması ise büyük göz içi kanamalarına ve gözün kaybına sebep olabilir.
Yüksek kolestrollü tansiyonu ve sıklıkla birlikte mevcut olan damar sertliği bütün vücut damarlarını bu arada göz damarlarını da etkilemektedir. Yüksek kol tansiyonuna bağlı göz dibi kanamaları, damar tıkanmaları, görme kaybı ile sonuçlanabilir. Yine bu hastalarda görme sinirini besleyen damarların tıkanması da bir körlük nedenidir.
Bu gibi hastaların periyodik göz kontrollerini yaptırmaları gerekir.

Katarakt

Kataraktın kelime anlamı hızla aşağı doğru akan su ya da başka bir deyimle çağlayan dır. Bu benzetmenin ilk kullanımı 11. yüzyıla kadar dayanmakta olup, arapça aynı anlama gelen nuzul-el-ma kelimesinin latince ifade edilmesiyle ortaya çıkmıştır, halkımız arasında da yine aynı benzerlikten dolayı ak su ifadesi kullanılmaktadır.
Gözün içinde bulunan doğal lensin saydamlığını kaybetmesiyle katarakt hastalığı ortaya çıkıyor. Katarakt, puslu görme ve renklerin soluklaşması şikayetleriyle kendini gösteriyor. genel olarak ileri yaşlarda görülüyor. Bazı hastalar, 60 lı yaşlardan sonra yakını daha iyi gördüğünü söylüyor. Ama uzmanlar, İkinci balayı adı verdikleri bu durumun hastalık habercisi olduğuna dikkat çekiyor.
Katarakt halk arasında göz içindeki mercek beyazlaştı diye de tanımlanıyor.
Katarakt doğuştan, travma sonucu, metabolik hastalıkların etkisiyle ya da yaşlanmaya bağlı oluşuyor.
Doğuştan görülen katarakta konjenital, travmaya bağlı ortaya çıkana ise travmatik katarakt adı veriliyor. Her yaşta ortaya çıkma riski olan hastalığın görülme sıklığı 60 yaşından sonra yaşlılığa bağlı olarak artıyor. Katarakt, diyabet gibi metabolik bir hastalıktan veya travmalardan dolayı genç yaşlarda da görülmektedir.
Katarakt gelişimini önlemek mümkün mü?
Katarakta neden olabilecek pek çok hastalık, ilaç ve çevresel faktör mevcuttur. Ancak, katarakt gelişiminin en önemli nedeni yaşın ilerlemesidir. İlerleyen yaş, nasıl bazı insanları diğerlerinden daha erken ve daha fazla etkiliyorsa, katarakt da bazı insanlarda daha erken ve belirgin olarak ortaya çıkar, ama yaşlanma önlenemedikçe, kataraktın da önlenmesi mümkün görünmemektedir. Günümüzde henüz katarakt gelişimini engelleyecek veya bulanıklaşan lensi tekrar saydamlaştıracak tedavi yöntemi bulunamamıştır.

Bebeklikte Katarakt olur mu? Nasıl Anlaşılır?
Bebek doğduğu anda katarakt olup olmadığı fark edebilir. Çocuk ışığı takip etmiyorsa, bebeklerde göz içinde beyaz leke varsa aileler bu şikayetleri önemsemeli. Çocukların etrafa karşı ilgisizliği hastalığın habercisi olabilir. Anne problemli bir gebelik geçirmişse bebek doğar doğmaz göz muayenesinden geçmeli. Katarakt tedavisi asla geciktirilmemeli. Çocuklarda tedavi geçikince cerrahinin de hiçbir anlamı kalmıyor.
Katarakt tekrar eder mi ?
Başarılı bir katarakt ameliyatından sonra kişide tekrar katarakt gelişmesi mümkün değildir. Çünkü kişinin opaklaşan merceği alınmış, yerine yapay bir mercek konulmuştur. Ancak, katarakt ameliyatı geçirmiş kişilerde, yapay merceği yerleştirdiğimiz yer, doğal mercek zarına kapsülüne ait ceptir. Bu zar doğal merceğin kapsülü zamanla opaklaşabilir ve hasta katarakt ameliyatından önceki gibi bulanık-mat görmeye, ışıkların etrafında halolar görmeye başlayabilir. Bu durumda, aynen bir göz muayenesi olur gibi, lazer bağlantılı biomikroskopa yüzünü yerleştiren hasta, tamamen ağrısız olmak üzere, opaklaşmış lens kapsülünün merkezinde yaratılan açıklıkla, önceki iyi görmesine kavuşturulur.

Sonraki yazılar »