| Diyetlerim.net | Diyet & Zayıflama & İncelme | Abone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYAZILARAbone ol Diyetlerim & Diyet ProgramlarıYORUMLAR



Bana Uygun Diyet

Bir diyete başlamak istiyorsunuz ama web sonuçlarında birbirinden farklı 100′ lerce diyet çeşidiyle ve/veya diyet programıyla karşılaşıyorsunuz. Peki benim diyetim hangisi. Bana uygun diyet var mı?

*Diyet yapmadan önce ideal kilonuzu hesaplayın.
İdeal kilo nasıl hesaplanır? 

İdeal Kilonuzu Siz Hesaplayın!
BKİ=”Beden Kitle İndeksi ve/veya ideal kilo”
BKO=”Bel Kalça Oranı”
BKİ= Kilo (kg) / Boy2 (m2)
BKO= Bel Çevresi (cm) / Kalça Çevresi (cm)

Beden Kitle İndeksi;

19′dan küçük: Çok zayıf
20-25 arasında : Normal kilolu
25-30 arasında: Hafif şişman
30 ve üzerinde: Şişman (Obez)
40 ve üzerinde: Aşırı Şişman (Morbid obez)

Bel Kalça Oranı Kadında 0.8 den küçük, erkekte 0.9 dan küçük olmalıdır.

*Diyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz.

*Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak.

Sağlıklı bir şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyva sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker kokuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir.

Günlük kalori gereksinmesi ortalama olarak şu şekilde hesaplanmıştır :

  AĞIRLIK BOY
BOY (gr) TOPLAM Kg Kal (gr) Kg Kal/Kg
BEBEK        
0-6 ay 6 60 - 117
6 ay-1 yıl 9 71 - 108
ÇOCUK        
1-3 yaş 13 86 1300 100
4-6 yaş 20 110 1800 90
7-10 yaş 30 135 2400 80
ERKEK        
11-14 yaş 44 158 2800 64
15-18 yaş 61 172 3000 49
19-24 yaş 67 172 3000 49
25-50 yaş 70 172 2700 39
50 den fazla 70 172 2400 39
KADIN        
11-14 yaş 44 155 2400 55
15-18 yaş 54 162 2100 39
19-24 yaş 58 162 2100 36
25-50 yaş 58 162 2000 34
50 den fazla 58 162 1800 31
Gebelikte     2100 67
Emzirme dönemi     2300 67

 

Mutafaktaki Yardımcınız

Salçanın kutusunu açmakla iş bitmiyor. Salçanın üstü hemen küf mü tutuyor…
Salçanın kutusunu açtıktan sonra hemen küflenmemesi için üzerine sıvı yağ dökebilirsiniz.
Maydanozların tazeliğini koruması için….
Maydanozların saplarını koparıp, yapraklarını yıkayın. Sularının kuruması için bir yere serin. Bir kavanoza doldurarak kapağını sıkıca kapatın. Buzdolabına koyun. Böylece sakladığınız maydanozlar on beş gün tazeliklerini koruyacaklardır.
Elmalarınızı taze tüketin.. Devamını oku

PROTEİNLER

PROTEİNLER: Sporda protein alımı ve proteinin etkileri konusunda yerleşmiş ve kısmen yanlış olan pek çok kanı var. Özellikle vücut geliştirme gibi işleve değil de sadece görsele yönelik “spor” dallarında protein kas kütlesini arttırma amacı çerçevesinde çok önemli bir rol oynuyor.

Protein İçeren Besin Maddeleri

Protein İçeren Besin Maddeleri

Sporda genelde kas kütlesi kaybından duyulan korku bir taraftan kilo başına günde 3–4 g protein gerektiği gibi bir kanıya yol açmış durumda. Hâlbuki bu derece yüksek bir protein oranı ters etki yaratıyor. Bugün kilo başına günde 1,5–1,8 g proteinin yoğun antrenman ortamında bile yeterli olduğu bilinen bir gerçek. Protein hakkında hurafeler az değil.

 Kaslarda muhtemel bir protein darlığının önüne geçmek için her 2–3 saatte bir protein içeren besinler almak, organizmanın öğün başına sadece 30g protein hazmedebildiği, antrenman sonrasındaki ilk yarım saat içinde protein alınmazsa vücudun kaslardaki proteini öğütmeye başladığı vs. vs. türü hikâyeler maalesef çoklukla duyuluyorlar.

Vücuttaki protein akımına gireceğiz ama baştan bir şey söyleyelim: Kas içindeki amino asit deposu ek besin maddesi alınmadığı takdirde de hiçbir zaman boşalmıyor!.

Proteinlerin Görevleri Nelerdir?

Proteinlerin Devamını oku

Sebzeler ve Sağlıklı Beslenme

Soğan ve sarımsak: Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor.

Brokoli :Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Devamını oku

Yüksek Tansiyonlu Hasta ve Diyeti

Tansiyonlular İçin Diyet

Tansiyonlular İçin Diyet

Yüksek tansiyonlu hastanın kilo almaması için beslenme sınırlı olmalı, ama genel durumu bozacak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Aşırı yenen öğünler ve fazla alkol almak tehlikelidir.

Yüksek tansiyonu olanlarda kalp-damar komplikasyonlarının ziyafet sofralarından kalktıktan sonra daha sık ortaya çıktığı bilinmektedir. Karbonhidrat ve yağ alımı sınırlanman, bitkisel ağırlıklı bir beslenmeye ağırlık verilmelidir. Örneğin düşük kalorili enginar ve soğanın bileşiminde yüksek tansiyonlu hastaya yararlı olan idrar söktürücü maddeler vardır. Bütün yüksek tansiyonlularda sodyum klorür, yani sofra tuzu kullanımını sınırlamak gerekir.

Böylece hem fazla tuzun böbreklerdeki geri emilim sürecini artırarak damar içi sıvısını çoğaltması, hem de Devamını oku

Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme ihtiyacımız olanı ihtiyacımız ölçüsünde alma diğer bir ifadeyle yeterli ve dengeli beslenmedir. İnsan vücudunu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden (yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden) yeterli miktarda almalıyız.

Sağlıklı Yaşam & Sağlıklı Beslenme
Sağlıklı Yaşam & Sağlıklı Beslenme

 Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.
Yeterli Beslenme ve Yetersiz Beslenme Devamını oku

Beslenme Suçları

Cildiniz her gün yaşam tarzının ve çevresel faktörlerin olumsuz etkilerine maruz kalmaktadır.Zararlı yaşam tarzı faktörleri arasında sigarayı,alkolü,kötü beslenmeyi,yeterince uyumamayı, ilaç kullanımını, egzersiz yapmamayı, aşırı miktarda çay ve kahve tüketmeyi ve vücudunuzun kaybettiği suyu yerine koymak için yeterince su içmemeyi saya biliriz.Bu faktörler cildin daha hızlı yaşlanmasına,cildin daha donuk ve renksiz bir görünüme sahip olmasına katkıda bulunan faktörlerdir.Cildi her gün etkileyen çevresel faktörler arasında güneş ışınları(erken yaşlanmanın, pigmentasyonun ve cilt kanserinin birincil nedenidir), zaralı başkaca ışınlar,rüzgar,aşırı nemli havalar,hava kirliliği saya biliriz.
Fransız yeniyetmelerinin beslenme alışkanlıkları üze­rinde yapılan tüm anketler kaygı verici boyutlardadır.
Enerji alımının miktarı açısından bakıldığında durum iyi gözükür: Bu yaştakiler günde ortalama 2 bin kalori al­maktadır ve sadece yüzde 7 adolesan çok fazla yemek ye­mektedirler. Ancak yenilenler gün içinde paylaştırıldığında kahvaltıya sadece yüzde 15′lik bir beslenme oranı düşmektedir:
- Yeniyetmelerin yüzde 30′u sabah uyandıklarında aç olmadıklarını ileri sürmektedirler.
- Yüzde 24′ü sabah kahvaltı etmeye vakit bulamadıkla­rını söylemekteler.
- Yüzde 7’si ise hiç kahvaltı yapmamaktadır. Sonuçta yeniyetmelerin yüzde 60′ından fazlası günün
en önemli öğününü ihmal etmektedir ve bunun sonucu ola­rak öğün aralarında aburcubur yiyerek sürekli atıştırma alışkanlığına yönelmektediler.
Bu arada yenilenler çoğunlukla kek, pasta, çörek, şeker, cips ve şekerli içeceklerdir. Meyva çok az tüketilmektedir. Öte yandan kötü glüsidler (şeker ve beyaz un), doymuş yağ, tuz fazlasıyla tüketilmekte, özellikle de vitaminsiz, mineral tuzsuz ve oliga-elementsiz kısacası beslenme açı­sından fakir yiyeceklere rağbet edilmektedir.
1988′de Val de Marne bölgesinde yapılan bir çalışma, mikro besinlerin arzu edilen düzeyin çok altında alındığını gözler önüne sermektedir: Vücudun çok Önemli değişimler geçirdiği bu dönemde, kalsiyum, magnezyum ve vitamin eksikliğinin önemini vurgulamak gerekiyor. Sonuçlar gösteriyor ki, öncelik verilen bazı yiyecekler, “iğrenç” diye nitelendirilen ve mikro besinler yönünden çok zengin olan diğer yiyeceklerin yerini almıştır ve zarar vermektedir. 1990′da, Çocuk ve Adolesan Araştırma Merkezi’nin bir çalışması, brokoli, tere, kuzukulağı gibi bazı sebzelerin genç kızların yüzde 50’si tarafından; nohut, balkabağı, ke­revizin ise yüzde 30′undan fazlası tarafından hiç bilinme­diğini göstermiştir.

- Yüzde 27’si asla süt içmemektedirler.
- Yüzde 3O’u ise peynir ağızlarına koymamaktadırlar. Öte yandan, şekerli meşrubatların (şişe veya kutudaki
meyve sulan ve kolalar) tüketimi, tam tahmin edileceği gi­bi yüksek oranlardadır.
Bu çalışma yeniyetmelerin diğer tüketimleri hakkında da bizi ilginç verilerle aydınlatılıyor.
16 yaşındaki yeniyetmelerin alkollü içki tüketimi: i- – Yüzde 56’sı, düzenli olarak kuvvetli alkollü bir içecek alıyor (bunların yüzde 10′u haftanın bir çok gününde alkol kullanmaktadır).
- Yüzde 25′i düzenli olarak bira içiyor. (Haftada ortala­ma 1 Litre)
- Yüzde 21′i düzenli olarak şarap içiyor. (Haftada orta­lama 50 el.)
Diğer araştırmalar ise şu sonuçlan veriyor:
- Yeniyetmelerin Yüzde 33′ü ilk defa 16 yaşından önce sarhoş olmuşlar (Bunların yüzde kırkbeş’i teknik liseler­den, yüzde 17’si ortaokullu).
- Yukarıdaki gurubun yüzde 22’si ise bir sene içinde 10 kereden fazla körkütük sarhoş olup ne yaptığını bilmez ha­le gelmişlerdir (özellikle fakir semtlerde yaşayanları). :üb
Öte yandan sigara alışkanlığı da bundan daha iyi bir du­rumda değildir: 16 yaşından itibaren günde 12 sigaradan fazla içen kız­ların yüzdeleri:
-lise 1  %17
-lise 2  %30
- son Sınıf %48
- profesyonel Staj %61
Bugün, eğitimlerine devam eden genç kızlar, yaşıtları erkekler gibi ev işleri ile uğraşmam aktadırlar. Dolayısıyla yemek pişirmek hakkında da bilgileri yoktur ve anneden kıza öğrenme tekniği ve kültürü ortadan kalkmıştır. Bu kızların yüzde 3Ö’u yumurtayı bile pişirmekten acizdir!
Yemek pişirme geleneğinden uzaklaşma, öğünlere ye­meğin hazırlanmasına; genelde gastronomiye karşı belirli bir ilgisizliği beraberinde getirmiştir.
Bu durum gösteriyor ki, hazır yemek veya fast-food, be­sin gereksiniminin en iyi karşılanma biçimi olarak görül­mektedir.
Bir öğün yemek, artık sosyal paylaşım boyutunu tama­men yitirerek, bir zamanlar olduğu gibi ayrıcalıklı bir du­rum olmaktan çıkmıştır. Genç kızlara, iyi vakit geçirmek için ne gibi faaliyetleri tercih ettiklerini sorduğunuzda ya­nıtlar şöyle dağılım gösteriyor:
- yüzde 28′i; sinemaya gitmek
- yüzde 24′ü; müzik dinlemek
- yüzde 19′u; spor yapmak
- yüzde 17’si; sohbet etmek
- yüzde 11′i; okumak
- yüzde 6’sı; (sadece) arkadaşları ile iyi bir yemek ye­mek
Kas faaliyeti arttıkça, ensülin salgılanması otomatik olarak azalır. Sapor yaparken su içilmesi sadece bir öneri değil bir zorunluluktur da. Bunun için spor yaparken yanı­nızda, içine 4 çorba kaşığı fruktoz, 2 limonun suyu sıkılmış bir litre suyu bulundurun.
Eğer yaptığınız spor size olanak veriyorsa (bisiklet gibi) spor yaptığınız sırada kuru meyva veya badem ezmesi, meyva pestili yiyebilirsiniz. İyi planlanmış bir beslenme sayesinde, biraz kas ve nefes egzersizi yaparak, spor faali­yetleriniz için ayırdığınız günleri en iyi fiziksel sonuçlara ulaşarak, çok yorulmadan ve takatten düşmeden geçirebi­lirsiniz.
Böylece bir genç kız için spor, gerçek bir mutluluk kaynağı haline gelecektir

Sonraki yazılar »